Sunday, May 8, 2016

18.Eskişehir Film Festivali Günlükleri: 7 Mayıs Cumartesi







Ana Yurdu



Ana Yurdu, son zamanlarda izlemekte zorlandığım bir film oldu benim için. Bunda filmin kurgusu, diyalogları ya da dramatik yapısı etkili olmadı. Oradaki duygu beni fazlasıyla sarstı. Zira ben orada kendi annemi ve ablamı gördüm neredeyse. Bir anne-kız üzerinden ele alınan ''kadın olma'' ve din üzerinden yapılan psikolojik şiddet birçoğumuzun yaşadığı hatta zaman zaman maruz kaldığı hadiseler. Ufak ufak mahalle baskısının yarattığı cinnet ortamına da değiniliyor. Son yılların bence en iyi kadın oyuncusu Esra Bezen Bilgin ve anne rolündeki Nihal Koldaş inanılmaz bir sadelik ve samimiyetle performanslarını sergiliyorlar. Finaldeki katharsis bölümünün ise bana biraz zorlama geldiğini söylemeliyim. Ama yine de gerçekten kayda değer bir yapım.

3.5/5









Köpek


Esen Işık'ın yönetmenliğindeki bu gerçekçi İstanbul filmi her gün okuduğumuz ama unuttuğumuz 3.sayfa haberlerini, toplumdaki şiddet sarmalını (bilhassa erkek şiddetini) ve tabii ki Istanbul'un gerçekçi ama görünmeyen yanını anlatıyor. Alt kültürde aynı kaderi yaşamaya adeta mahkum edilmiş üç kişinin öyküsü bu. Mendil satan çocuklar, transeksüeller, kadına şiddet, rant kültürü, toplumsal baskı ve şiddet. Film sadece İstanbul değil aslında bir Türkiye özeti başlı başına. Ve finaldeki o sahne... Şiddeti kanıksadığımıza dair Coenvari bir yaklaşım. Tek kelimeyle mükemmel!

5/5












Yol






Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı, Cannes'daki ilk Altın Palmiye'nin sahibi film aynı zamanda Yılmaz Güney filmografisinin olgunluk örneğidir. Onun ''Çirkin Kral'' ekolü, İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının bizdeki ilk örneği Umut ile resmen bir yönetmen sinemasına evrilmiştir. ''Yol'' ise hem olgun hem de Türkiye'nin o dönemki siyasi panoramasını başarıyla yansıtır. Cezaevinden verilen izinle köylerine dönen beş insanın öyküsü memleket portresi çizer bir yandan da.






No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?