Tuesday, February 23, 2016

Memleketin radyo dinleme alışkanlıklarına ilişkin hususlar




                  Şimdi yazıya başlamadan önce dürüst olmaınızı istiyorum. Kaçınızın evinde görselde görmüş olduğunuz radyolardan herhangi biri hala duruyor? Muhtemelen 3 kişidir. Hadi 4 de. Ben söyleyeyim ben hala kullanıyorum. Ama bunu nostaljik bir özlem çektiğim için yapmıyorum. TRT Kent Radyosu'ndaki bir programın düzenlediği yarışma sonucunda kazandım o nostaljik radyolardan birini. TRT Ankara Radyosu'nun kullandığı eski radyolardan hem de. O cihazdan favori radyo programını dinlemek inanın o kadar keyifli ki... Mesela siz sabahları işe giderken ya da işten eve dönerken muhakkak radyonuz her daim açıktır. Ya müzik dinliyorsunuzdur ya da bir şov programı değil mi? Trafik stresini biraz olsun atıyorsunuz kafanızdan. O yüzden arabada ya da herhangi bir toplu taşıma aracında sadece sabahları 07:00-09:00 akşamları da 18:00-20:00 arası radyo dinleyebiliyorsunuzdur. Zira pek vaktiniz olmuyor. İşe giderken ya da işten dönerken... Okul da olur. Hemen hemen okul servislerinin de sabah ve akşam saatleri işe gidenlerle aynı. Neyse biraz fazla uzattım ama demek istediğim noktaya geliyorum şimdi. Yani radyoyu günün belli saatlerinde dinleyebiliyorsunuz o da ya uykunuzu açıyor ya da yorgunluğunuzu, stresinizi ortadan kaldırmaya çalışıyor bir nebze. Halbuki akşam eve gittiğinizde yatağa uzanıp baş ucunuza bir radyo koyup gözlerinizi kapatsanız kendinizi onun büyüsüne bıraksanız fena olmaz mıydı?

               Tabii ki radyo eskisine göre daha ulaşılır bir kitle iletişim aracı. İlle de arabanızda olmanız ya da yanınızda analog bir radyo taşımanız şart değil. Telefonlarınızın kendi ya da önceden indirdiğiniz aplikasyonları sayesinde rahatça ulaşabiliyorsunuz. Kaçırdığınız programları ''podcast'' denen nimet sayesinde istediğiniz zaman dinleyebiliyorsunuz. Ayrıca pek çok özel radyonun yanında bağımsız internet radyoları da yayın yapmakta. Ama şu var ki bizim kültür sanat kadar radyo dinleme alışkanlıklarımız da oldukça muhafazakar bir çizgide ilerler. Nasıl Türkiye'de sinemaya gülüp eğlenmek, rahatlayıp gevşemek için gidiliyorsa, tiyatroların oyuncu kadrosunda sevilen dizilerin oyuncularının olması birinci öncelik taşıyorsa veyahut yeni çıkan romanların temaları arasında ''aşk'' ve ''kişisel gelişim'' ön plana çıkıyorsa radyoyu da ya müzik dinlemek ya da eğlenmek için dilniyoruz daha ziyade.


                 
               Tablodan hareketle baktığımız zaman en çok dinlenen 4 radyo sırasıyla Kral FM, Trt FM, Power Turk ve Super FM. Yani Türk halkı radyoda ağırlıklı olarak pop şarkıları tercih ediyor. Bu dört radyo da kendi alanında başarılı pop-müzik radyoları ama kaliteli radyo programlarına da sahipler aynı zamanda. Örneğin, Mehmet'in Gezegeni adlı konuk programı hem Kral TV'nin hem de Kral FM'nin adeta bir klasiği haline gelmiştir. O yüzden ölçümlere baktığımız zaman ''Mehmet'in Gezegeni''nin en çok dinlenen radyo programı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü o da tam akşam saatlerinde iş dönüşlerinde yayın yapıyor. Ayrıca Ocak 2016 sounçları olduğu sizi yanıltmasın. Önceki 6 ayın sonuçlarında da pek bir değişiklik yoktu. 5.sırada Metro FM var. Eh buradan da Türkiye'nin en çok dinlenen yabancı müzik radyosu olduğu savına ulaşabiliriz rahatça. Haliyle Metro FM de en çok dinlenenler arasında yer aldığına göre o radyoda yayınlanan bir radyo programının da aynı şekilde çok dinlendiğini öne sürebiliriz ki bu anlamda en meşhur programı Kadir Çöpdemir ve Pascal Nouma'nın beraber yaptıkları AraGaz adlı programı. Metro FM'in bu programı sabah yayınlandığına göre ve Metro FM'in kendisi de en çok dinlenen radyo programları arasındaysa AraGaz'ın da en çok dinlenen sabah şovu olduğunu söylemek mümkün. Daha sonra onları Show Radyo, Alem FM, Best FM gibi daha çok radyo programcılarıyla bilinen radyolar izliyor. Alem FM'in Adem Metan'ı, Best FM'in Cem Arslan ve Serdar Gökalp'i bir yana Show Radyo'nun bu kadar çok dinlenmesi de kendi bünyesinde yayın yapan üç usta radyocuyu (Nihat Sırdar, Zeki Kayahan Coşkun ve Güçlü Mete) elinde bulundurmasından kaynaklı.


             



                 Bu görselde gördüğünüz en çok dinlenen radyo programları, radyo konusunda en güvenilir kaynak olan Nielsen tarafından 6 ayda bir yapılan araştırma sonuçlarına göre ortaya çıkmakla birlikte, yapılan iki farklı ankette de (düzenli takip edilen programlar/ düzenli takip edilen program) sonucun neredeyse hiç değişmediğini görüyoruz. Yukarıda da dediğim gibi Mehmet'in Gezegeni en çok dinlenen radyo programı. (Tek dinlenen sorulu anket arasında) Çoklu seçenekler arasında ise Mehmet'in Gezegeni birinciliği Nihat'la Sivrisinek'e kaptırmış durumda. Nihat'la Sivrisinek bildiğiniz üzere Show Radyo'da yayınlanan bir başka akşam şovu. Ben @FilmNotlari adlı twitter hesabımda da ''en çok dinlenen sabah şovu'' ve ''en çok dinlenen akşam şovu'' olmak üzere iki farklı mini anket yaptım. 300'e yakın oy sonucunda da hem sabah hem akşam souuçlarında Nihat Sırdar'ın programları zirvede gözüktü. Nihat Sırdar'ın inanılmaz bir sadık dinleyici kitlesi var. Çünkü Best FM'de yayın yaptığı dönemlerde Best FM gerçekten şampiyonlar ligi gibiydi radyo kanalları arasında. Ancak Nihat Sırdar'ın Alem FM'e geçmesiyle üstünlük bu radyoya geçti ve Best FM, malum popülaritesini yitirdi. Alem FM'de de uzun yıllar radyo programları yapan Nihat Sırdar, birtakım siyasi sebeplerden ötürü Show Radyo'ya geçti. Ve şu an Show Radyo'yu dinleyen insan sayısı gerçekten çok fazla. Görsele baktığımızda sadece Nihat Sırdar'ın programları değil aynı zamanda yine aynı radyoda yayın yapan Zeki Kayahan Coşkun'un programlarının da üst sıralarda yer aldığını görüyoruz. AraGaz'a baktığımız zaman 4.sırada yer alması yukarıda bahsettiğim savımı doğruluyor. En çok dinlenen sabah programı yani. Bazı radyo programlarında da şöyle bir durum var. Yapılan espriler, çalınan şarkılar (özellikle yabancı)  ve ''az mavra çok müzik'' mantığı itibariyle yapılan bazı radyo programlarının da daha çok sosyo-ekonomik düzeyi iyi durumda insanlara hitap ettiğini söyleyebiliriz. Bay J ve Modern Sabahlar bunlardan bazıları. Bir başka açıdan Gölge ve Üçüncü Sayfa gibi şiir-edebiyat programlarının oldukça rağbet gördüğünü söylemek mümkün.

                Yukarıda uzunca bir şekilde detaylandırsam da kısaca özet geçeyim. Türkiye'de radyonun enformasyon ve haber ulaştırma vasfının giderek azaldığını, eğlence odaklı şov programlarının ise özellikle trafiğin yoğun saatlerde yayın yapmalarıyla dinleyicilerini o şekilde kendilerine doğru çekmeye çalıştıklarını görüyoruz. Hala TRT-3, Radyo D, Joy FM, Radyo Odtü gibi müzik odaklı radyolarda birbirinden çeşitli ve kaliteli müzik programları olmasına rağmen çok ilgi çekmediği gözleniyor. Ve bu radyolardaki müzik programlarının hafta sonunda yayınlanarak insanların tatil günlerine denk gelmesi yine yukarıda dem vurduğumuz noktaya işaret ediyor aslında. Yani yine insanların iyi vakit geçirmesini sağlama adına yapılıyor radyo programları. Tıpkı TV programları gibi. Orada da konsept ne olursa olsun insanlara eğlenceli vakit geçirtmek adına fütürsuz bir şiddet pompalama, kıskançlığı ve kini bir lokomotif unsuru haline getirme gibi durumlar var ki Okan Bayülgen, TV'deki bu acayipliği kendi programında gayet yerinde bir şekilde hicvediyor. Ha bu arada Okan Bayülgen'in de akşam trafiğinin yoğun olduğu saatlerde Virgin Radio'da 15 yıl aradan sonra tekrar mikrofon başına geçmesi, birçok kişiye radyo dinleme alışkanlığı kazandırdı. Zira hiçbir şekilde yadsınamayacak biçimde Bayülgen'in fanları epey sağlam!  Belki şimdi değil ama Nielsen'in bir sonraki araştırmalarında da Talk Radio programının en çok dinlenenler arasında olduğunu görürseniz şaşırmayın.

                Ancak benim tüm bu yazdıklarımdan, ''Radyolarda eğlence programları azalmalı'' gibi bir sonuç çıkmasın lütfen. Ben de dinliyorum bahsettiğim o şovların birçoğunu. Ve inanın hem TV'deki programlardan hem de vizyonda bize ''komedi'' diye yutturulan onca yerli çöp yapımlardan bile daha çok keyif alıp kahkaha atıyorum o radyolardaki şov programlarında. Ama ben şov programları gibi şiir-edebiyat programlarını, müzik programlarını, haberleri de dinliyorum. Yani demek istediğim radyoyu dinlerken kafanızda ''şu çok iyi çalıyor, şu çok iyi güldürüyor'' gibi bir düşünce yerine ''şunlar da çok iyi'', ''şunları da keşfettim'' ya da ''şunlar da olmalı'' gibi hususlar olmalı. Eh tabi bunun için farklı ilgi alanlarına yönelmemiz, daha çok merak etmemiz, daha çok okumamız ve tek bir şeyle yetinmememiz gerekli.



       Gelelim bir diğer yakındığım duruma. 20 yıl sonra ilk defa Hürriyet gibi popüler bir gazetede ''Türkiye'nin En İyi 10 Radyo Programı'' diye gazetenin hafta sonu magazin ekinde yayınlanan bir liste. Bu 10 radyo programını seçen de müzik eleştirmenleri, DJler, seyahat yazarları ve bir tane de olsa bir holdinge ait radyoların genel yayın yönetmeni. Seyhat yazarları ve elbette radyo genel müdürü bu listenin oluşturulması için jüride bulunması gereken makul meslek gruplarından. URYAD'ın da olması lazım ayrıca. Ancak müzik yazarları ve DJlerinin hatta gazetenin meşhur bir köşe yazarının jüride olması bana biraz tuhaf geldi. Radyo ayrı bir şey müzik ayrı bir şey. Neyse hadi bunu geçtim. Listedeki 5 radyo programı sadece büyük illerde yayınlarını sürdürüyorlar ki bunlardan ikisi de sadece İstanbul'da yayın yapıyor. Madem bunlar iyi programlar İstanbul'da olmayanlar nasıl ulaşacak bu programlara? Geriye kalan 5 programın ise sıralamaları açıkçası benim pek içime sinmedi. Bilmeyenler için en iyi 10 radyo programı şöyle:

1) Geveze Show (Virgin Radio)
2) Bir Zamanlar (Radyo D)
3) Nihat'la Muhabbet (Show Radyo)
4) Bay J Show (Power FM)
5) Matrax (Show Radyo)
6) Gazor (Best FM)
7) Gülşah Güray (Radyo Eksen)
8) AraGaz (Metro FM)
9) Ekonomi Ekoloji (Açık Radyo)
10) Talk Radio (Virgin Radio)



Twitter'daki @FilmNotlari adlı hesaptan da iki mini anket düzenledim. Onların sonuçları da şöyle:

Türk radyolarının en çok dinlenen akşam şovu sence hangisi?

Nihat'la Sivrisinek (Show Radyo) : %46
Talk Radio (Virgin Radio) : %11
Bay J Show (Power FM) : %31
Rabarba (Rock FM) : %12

 Türk radyolarının en çok dinlenen sabah şovu sence hangisi?

AraGaz (Metro FM): %18
Geveze Show (Virgin Radio): %20
Modern Sabahlar (JoyTurk): %20
Nihat'la Muhabbet: %42

              
Sosyal medyanın iyice yayılması, radyo dinleme alışkanlıklarına da pekala önemli bir şekilde yön verdi. Buradan görüyoruz ki Nihat Sırdar'ın bu kadar çok ilgi görmesinde sosyal medyanın da payı var. Sırdar'ı takip eden ve gerçekten de meşhur bir radyo programcısı olan Bay J. Hani yukarıda dedim ya Nihat Sırdar hangi radyoya geçse, sadık dinleyicisi de onun peşinden gidiyor. Bay J'nin de öyle aslında. Özellikle Virgin Radio'da yayın yaptığı sıralar Virgin Radio'nun da hatrı sayılır bir popülaritesi vardı. Bay J şimdi yeniden Power FM'de ama Virgin Radio da eski popülaritesine Okan Bayülgen sayesinde yavaş yavaş kavuşmaya başladı. Geveze'si de cabası. Hah Geveze Show dedik! Bay J'den sonra da Modern Sabahlar ve Geveze Show geliyor. Geri kalan programların sosyal medya tarafından az dinlenmesinde programların ya yeni olması ya da belli bir kitle tarafından bilinmesi söz konusu.


O zaman hem Nielsen'in araştırma sonuçlarını hem de Twitter anketimin sonuçlarını baz aldığımızda Hürriyet'in magazin ekinde yayınlanan listede bir tutarsızlık sezilmiyor mu? Geveze Show en iyi radyo programı nasıl oluyor mesela? Ya da bana göre vasat bir Nihat Sırdar taklidinden öteye geçemeyen, suya sabuna dokunuyomuş gibi yapıp boş yere tribüne oynayan, habire kahkaha efekti kullanan Cem Arslan'ın programının o listede işi ne? Bari en azından sabahları biraz olsun gündemden bahsettiği meşhur ''Gazoz Ağacı'' girseydi keşke listeye. ''Gazor'', Türk radyolarının en vasat akşam şovu bence. Dediğim gibi programda Cem Arslan paso kahkaha efektini kullanırken, bolca şarkı bolca reklam molası veriyor. Kafasına göre tekliyor, kekeliyor ya da ıığlıyor. Tanıtıcı reklamları abartarak dinleyicilerine aktarıyor falan filan. Peki Geveze'ye niye taktım? Geveze, gerçekten başarılı bir radyo programcısı. Vicdanlı, işinin ehli ve tecrübe sahibi biri. Ama yaptığı şovun sadece 10 dakikası konuşma. Gerisi hep şarkı, reklam ve haber. Güya 06:30-10:00 arası yayın yapıyor. Konuştuğu konular evet eğlenceli. Kadın-erkek ilişkilerine dayalı. En güncel konulardan aslında. Cinsiyetlere göre farkındalıklar, ruh halleri ve muhtelif güncel mesele konusunda farklı görüşlere sahip kadınlarla ''Kız Muhabbeti'' adı altında sohbet ediyor. Üstüne programı kapatmadan insanı motive eden, pozitif düşünmeye teşvik eden bazen trajik bazen komik hikayeler anlatıyor. Hürriyet'te belirtildiği üzere iyi bir diksiyonla. Bunda sıkıntı yok. Ama bunlar Geveze Show'un en iyi radyo programı olması için yeterli değil. Çünkü Hopdedik Ayhan da Bay J de AraGaz programı da kadın-erkek ilişkilerinden fazla fazla besleniyor. Evet Geveze Show en iyi 10 radyo programından biri olabilir ama en iyisi demek değildir bu. Çünkü 20 yılı aşkın süredir bir mizah programından fazlasını yapan ''Nihat'la Sivrisinek'' gibi markalaşmış bir radyo programı var. Siz sanıyor musunuz o program sadece iki radyo programcısının, dinleyicilerinden gelen mesajları değerlendirip üstüne makara yaparak programı ilerlettiğini... Hayır! Zaman zaman bant yayınlar da yapıyorlar. Hem öğretici hem bilgilendirici konular üzerine. Ya da canlı yayın sırasında bazen konunun dışına çıkıp Türkiye'yi ilgilendiren önemli bir meseleye parmak basıyorlar. Hepsini geçtim bir son dakika haberi geçtiği zaman mizahı bir kenara bırakıp yayın akışını o son dakikaya göre şekillendiriyorlar. Bunun yerine 3. sıraya Nihat Sırdar'ın sabah programı alınmış. Naim Dilmener'in belirttiği gibi: ''Sırdar, sabah programında haberleri akıl, kalp ve mizahla aktarıyor.'' Çok doğru! Zaten listeye bakacak olursak ağırlıklı olarak sabah programları göze çarpıyor. Listede aynı radyocunun iki programı olmasın gibi bir prosedürden kaynaklı bir durum da olabilir. Ama bana göre listede Nihat'la Sivrisinek de olmalıydı. İkinci olarak Matrax mesela. Hürriyet'te yazılan şu: ''Dinleyicilerine telefonda antrenmanlar yaptırıyor, şarkı söylettiriyor.'' Bu kadar basit bir eğlence anlayışından ibaret yani! Öğrenci yurtlarından, hapishanelerden, hastanelerden, fabrikalardan ve daha pek çok yerden dinleyen insanlar, bir şekilde Matrax sayesinde yıllardır seslerini duyurmaya çalışıyor. Programı hazırlayan Zeki Kayahan Coşkun, dil bilgisi ve Türkçe kullanımı konusunda o kadar hassas ki içinde anlatım bozukluğu olan saçma sapan pop şarkıları çalmıyor yayınında. Yeri geldiğinde eğlencenin de kralını yapıyor. Orası bir gerçek. Ayrıca dinleyicilerini öylesine önemsiyor ki normalde bitiş saati 01:00 olan program saat 06:00 sularına kadar bile uzanıyor. Bu yüzden listede Bay J Show'un Matrax'tan daha iyimiş gibi lanse edilmesi gerçekten abes bir durum. Bay J, kahkaha attırıyor. Hakikaten öyle. Türk radyolarında adeta stand-up yapıyor ama dediğim gibi sadece güldürmek, bilgi vermek kısacası bir programda tek bir türe hizmet etmek yeterli değil. Son olarak Talk Radio'da sondan girmiş listeye. Çok samimi söyleyebilirim ki Okan Bayülgen'in programı ilk 5'i hak ediyor. Çünkü o programda Okan Bayülgen, magazinsel konukları değil gerçekten alanında uzman ve pek tanınmayan isimleri konuk ediyor. Ayrıca Bayülgen, toplumumuzun çekindiği, konuşmaktan korktuğu siyaset dışındaki konulara da parmak basarak bazı tabuları ve kalıplaşmış düşünceleri yıkmaya çalışıyor. Arada eğlendirdiği kadar bilgilendiriyor da yani Talk Radio.



            Tüm bu yazdıklarımdan sonra bir tane de kendi içimden geçen bir ''Türkiye'nin En İyi 10 Radyo Programı'' listesi yapmak isterdim. Ama bence bunun gerçek anlamda yapılması için birkaç sene daha beklemek lazım. Radyo kanalları olmasa da radyo programları çoğalıyor. Ve içlerinden bazıları da yeni olmasına karşın sivrilme potansiyelleri var. Uzun lafın kısası radyo dinlerken tek bir maksadınız olmasın. Ya da tek bir programla yetinmeyin. Zaten o dünyanın içine bir girseniz, biraz şöyle tarasanız frekansları neler neler keşfedeceksiniz. Belki hiç ilgi duymadığınız bir müzik türüne aşık olacaksınız. Ya da çok bilinmeyen bir radyo programcısını bunca zamandır dinlemediğiniz için hayıflanacaksınız. Bir deneyin yani...




                      



No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?