Saturday, December 5, 2015

Düğün Dernek 2: Sünnet



Aralık ayına girmemizle birlikte 2015 yılının da artık yavaş yavaş sonlarına gelmiş bulunmaktayız. Tabi işin sinema kısmına girdiğimizde gişe açısından iddialı bazı yapımlar vizyon için gün saymaya da devam ediyor. Ancak bir film var ki, önümüzdeki günlerde vizyona girecek o iddialı filmleri bile gölgede bırakabilir. Selçuk Aydemir’in gişe rekorları kıran filmi ‘’Düğün Dernek’’, tüm o kendine has şamatası, ardı arkası kesilmeyen aksilikleriyle bir kez daha beyaz perdede.  Baştan söylemeliyim ki, bu filmde sadece Ahmet Kural-Murat Cemcir ikilisi değil, bütün ekip ayrı ayrı döktürüp, güldürüyor.



Selçuk Aydemir’in ilk uzun metrajı ‘’Çalgı Çengi’’  gişede beklediğini bulamasa da sanal alemde epey yoğun ilgi görmüştü. Bunun ardından sırasıyla ‘’Üsküdar’a Giderken’’ ve ‘’İşler Güçler’’ adlı TV komedileriyle Selçuk Aydemir, daha sağlam bir hayran kitlesini yakaladı ve çektiği ikinci uzun metrajı Düğün Dernek, 6.980.070 seyirci sayısıyla müthiş bir rekora imza attı. Hemen akabinde çıtayı biraz daha yükselten Aydemir, Kardeş Payı adlı başka bir TV komedisiyle seyircinin karşısına çıktı. Dizinin mizah seviyesi ilerleyen bölümlerde öyle bir hal almıştı ki, hemen her sahnede adeta espri patlaması yaşanıyordu. Her bir oyuncu, canlandırdığı karakterde harikalar yaratıp kendi kitlesini yaratıyordu. İşte Düğün Dernek 2: Sünnet’in izlediği çizgi aynen bu yönde. Film, Kardeş Payı’nda olduğu gibi hem mizah sınırlarını zorluyor hem de ilkinin üstüne epey katarak seyircinin salondan kahkahalarla ayrılmasını kotarıyor. Aksiliklerle başlayan düğün organizasyonunda Tüpçü Fikret’in yanı sıra, Şinasi Yurtsever’in Yılmaz karakteri de, temponun neredeyse hiç düşmemesini sağlıyor. Bilhassa üçlünün (Fikret, Çetin ve Yılmaz) sünnetçiyi düğüne getirme uğraşlarında başlarına gelen, ardı arkası gelmeyen aksilikler ve talihsizlikler filmin en eğlenceli anlarını oluşturuyor.Her ne kadar ‘’Tüpçü Fikret’i çıkarın geriye ne kalır ki?’’ tespitine katılmasam da Ahmet Kural, bazı sürpriz sahnelerde oyunculuğunu sergilerken yine tüm vücudunu kullanarak sivriliyor haliyle. Ama tekrar dediğim gibi filmde bütün kadro ayrı ayrı döktürüyor. Konuk oyuncu olarak katılan Mustafa Keser bile!




Skeç komedisi zihniyetiyle yapılan komedi filmlerini eleştirirken dem vurduğumuz noktalar genelde kurgu ve senaryo oluyor. Ama şu da var ki artık seyircimiz sinemaya gittiğinde bütün kaygılardan ve hatta mesajdan uzak gülüp eğlenmek istiyor. Düğün Dernek 2: Sünnet de bu konuda başarılı bir iş ortaya çıkartıyor. O yüzden artık bunu tenkit etmenin pek bir manası yok. Üstelik argo ve küfrün de ilk filme göre mümkün mertebe ölçülü kullanıldığını belirtmek gerek.

Ancak filmin bazı sıkıntılı tarafları da yok değil. Açılış jeneriğindeki Letonya-Türkiye arasındaki kültürel farklar mizahi bir şekilde seyirciye aksettirilse de bu sahnelerin bir yerden sonra zorlamaya kaçtığı ve hayli uzatıldığı gözlerden kaçmıyor. Keza Letonya’da geçen bölümlerde, bazı sözlü dini şakaların ‘’din düşmanlığı’’ kisvesi altında tepki çekme ihtimali var. Kötü niyetle yapıldığını söyleyemem ama bu kadar uzatılması da biraz göze batıyor açıkçası.




Velhasıl, ‘’Düğün Dernek 2: Sünnet’’ net yılın komedisi! Selçuk Aydemir, yine beklentilerin fazlasını karşılayan bir komediye imza atmış. Üstelik filmin yadsınamayacak önemli bir tarafı var ki o da hakikaten tarz olarak çok dinamik ve ritmi iyi ayarlanmış bir mizaha sahip olması. Aydemir’in sadece kaba komedi unsurları ya da Yeşilçam naifliğine bel bağlamaması da bu açıdan takdiri hak ediyor. O yüzden gönül rahatlığıyla ve büyük bir zevkle tavsiye ediyorum. Zaten büyük ihtimal siz bu yazıyı okurken ya önceden bileti aldınız ya da çoktan en yakın sinema salonunun yolunu tutmaya başladınız bile.

3.5/5

Bu yazı Popüler Sinema'da yayınlanmıştır

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?