Sunday, August 23, 2015

Hayallerimdeki Kadın: Nasıl unuturum sevgilim seni?







★☆☆☆☆



Amerikan bağımsız sinemasının öne çıkan isimlerinden David Gordon Green’in yönetmenliğini üstlendiği ‘’Hayallerimdeki Kadın’’, sevdiği kadını unutamayan Angelo Manglehorn adındaki bir çilingirin öyküsünü konu alıyor. Filmde Angelo’ya hayat veren Al Pacino, kariyerinin 47.fiilminde bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Al Pacino, sene içerisinde Hayallerimdeki Kadın da dâhil olmak üzere üç filmle beyazperdede boy gösterdi. Ancak bu filmlerin ortak paydada buluştuğu tema nedense ‘tükenmişlik sendromu’ olarak gösteriliyordu. Danny Collins’te aldığı bir mektup sonucu hayatını yeniden gözden geçiren ve değersiz olduğunu hissetmeye başlayan bir şarkıcıyı, Barry Levinson imzalı Dönüm Noktası’nda ise eleştirmenlerden aldığı olumsuz tepkiler neticesinde kariyerinde çöküş yaşamaya başlayan bir oyuncuyu canlandırırken izledik Al Pacino’yu.  Pacino, burada da kalbi kırıldığı halde bir türlü sevdiği kadını unutamayan ve çevresine karşı iyice yabancılaşan bir adamı oynuyor. Mütemadiyen takıntı haline getirdiği, aşkına mektuplar yazan ve hayattan beklentisi kalmamış bir adam bu. Haliyle de epey depresif bir hayatı var. Yani burada da tükenmişlik sendromuna meyleden bir çıkış noktası söz konusu. Acaba bu Pacino’ya işaret eden bir metaforun sinyali mi? Ya da kendisi böyle hissettiği için mi bu tür rolleri kabul ediyor bilemeyiz ama Al Pacino, hala yaşayan büyük oyunculardan biri.

Filme geçecek olursak, ne yazık ki sinema tarihinde pek çok örneğine rastladığımız ‘sevdiği kadını unutamama’ teması bu filmde çok yüzeysel işleniyor. Yönetmen, bilhassa oyuncu kontrolünde bocalamalar yaşıyor. Keza maalesef Al Pacino başta olmak üzere performanslar da bir hayli yoruyor. Senaryo üzerinde kurulan dramatik yapı sürecinin yokuşa sürülmesi gibi diyalogların da tekdüze ilerlediğini söylemek lazım.Aslında filmde kayda değer birkaç nokta var ama senaryoda üstünkörü geçilmiş. Örneğin, Manglehorn’un kedisine duyduğu düşkünlük, oğluyla olan ilişkileri ya da hayatına giren kadın gibi detaylar kâğıt üzerinde sağlam malzemeler teşkil ediyor. Tabi bunların üstünde durulsaydı…


21 Ağustos vizyonunun en zayıf seçeneği olan Hayallerimdeki Kadın, daha iyi olabilecek hikâyesini aynı sularda yüzdürmekten ötürü ivmesini kaybetmekle birlikte giderek yorucu bir seyir haline gelmeye başlıyor ve bu sıkıcı anlatıyı Al Pacino bile bastıramıyor.

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?