Wednesday, July 1, 2015

Terminator Genisys: Yaşlı ama antika değil


emilia clarke and arnold schwarzenegger terminator genisys wallpaper
             


            James Cameron imzalı 1984 yapımı ‘’Terminatör’’ , bilimkurgu sinemasına yeni bir soluk getirmişti. İnsanoğlunun makinelerle olan savaşını distopik bir atmosfer çerçevesinde perdeye yansıtan Cameron, 1991 yapımı ‘’Terminatör: Mahşer Günü’’ ile bu savaş dışında Arnold Schwarzenegger’in de hayat verdiği cyborg türü ‘Yokedici’ ile sinemaya bir figür kazandırmıştı. Milenyum çağının olmazsa olmaz unsuru olan teknolojinin insanlar üzerindeki etkileri anlatan Terminatör’ün bu iki filminin hemen ardından serinin üçüncü filmi yoğun okumalardan, felsefi meselelerden tamamen uzak bir şekilde hayranlarının karşısına çıktığında haliyle bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Üçüncü filmde Yokedici’nin yeni rakibi T-X adındaki kadın formundaki bir makine idi. Üstelik kadının iyice femme-fatale bir konsept üstlenmesiyle Terminatör’ün üçüncü filmini gitgide B türü bir film haline getirmişti. Dördüncü film ise açık ara serinin en fiyasko filmiydi. Bunun en büyük sebebiyse Schwarzenegger’in rol almadığı bir film olmasıydı. Tabi bunların ötesinde son iki filmin zayıf olmasında yönetmen değişikliğinin de büyük etkisi var.

          5 yıl sonra yeniden sinema salonlarına dönen Terminatör ise, serinin ilk iki filmi için bir nostalji niteliğinde adeta. Zira bu beşinci film, ilk iki filmde gördüğümüz dramatik yapıyı, altyapısındaki trükleri yeni senaryosuna katmış. Sıvı metal alaşımdan yapılmış düşman makineler burada da karşımıza çıkıyor. ‘’Zaman yolculuğu’’ olgusunu da epey girift bir hale getiriyor ama o nev-i şahsına münhasır aksiyon ve heyecanı hala taze! Keza Arnold Schwarzenegger filmde yeniden eski rolüne hayat verdiği gibi, onun göründüğü sahnelerde düşmanlar birer birer ortaya çıkmaya başlıyor. Bilhassa Schwarzenegger’in, ilk filmdeki genç ve fiziği iyi durumda olan klonuyla kapıştığı sahneler seyirciyi oldukça cezbedecektir. O yüzden bilim kurgu sineması açısından ortada yenilikçi bir yapıt olmasa da en azından teknolojinin nimetleri sayesinde de aksiyon ve eğlenceye doyacağınızı bir kez daha hatırlatmak isterim.

           Oyuncular ve karakterler üzerinden gidelim. Çok tartışılan Sarah Connor- Emillia Clarke arasındaki uyumu şahsen beğendim. Zira Clarke, hakikaten elinden geleni yapıyor. Schwarzenegger bildiğimiz gibi, verin eline ateşli silahı ortalığı şenlendirsin. Zaten onsuz bir Terminatör düşünmek neredeyse imkansız! Bir de J.K. Simmons’tan bahsedelim. Biliyorsunuz, Whiplash filmindeki arıza, gaddar öğretmen performansıyla bu senenin ‘Yardımcı Dalda En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü aldı. Bu filmde de iyi bir performans sergilediğini düşünüyorum ama canlandırdığı karakterin de filmde pek bir etkisi yok açıkçası.

           Velhasıl, beklentileri düşürdüğünüz, ufak tefek ayrıntılara takılmadığınız ve özellikle Clarke olur mu olmaz mı tartışmalarını es geçtiğiniz takdirde filmden oldukça keyif alacaksınız. Ne kadar o zaman yolculuğu bölümleri kafanızı allak bullak etse de filmin aksiyonu bunu yeterince bastıracak. Siz sadece arkanıza yaslanacaksınız. Nostaljinin ve eğlencenin tadını çıkaracaksınız. Sonuçta bu da diğer türevleri gibi bir yaz eğlenceliği. İyi seyirler.

Not: IMAX dışındaki bir 3D teknolojisine sahip formatını da izleyebilirsiniz. 

1 comment:

Ne Gelmiş?