Wednesday, February 18, 2015

Oscar kime gider?


YAZIYI OKUMANIZ ŞART DEĞİL. ÖYLE İÇİMİZİ DÖKTÜK İŞTE



               

           Öncelikle bu tür ödül ya da belli bir kategori konseptine dayalı sinema anlayışını pek samimi bulmuyor ve sevmiyorum. 2000'li yılların başlarında hakikaten Oscar denildiğinde hakkını veren ve sinema anlamında kaliteli olan filmler vardı. Ama ne var ki özellikle son yıllarda Oscar jürisi kendine has muhafazakar kıstasları ele almaya başlayınca filmlerin de neye göre değerlendirildiği değişti. Kabaca artık bir yönetmen/yapımcı/senarist Oscar'lık bir film yapmak istiyorsa mütemadiyen ''Yaşasın Amerika'' temalı mottoları gözümüze sokan, prodüksiyonu başarılı savaş filmlerinin içine alt metin şeklinde yerleştirilmiş zorlayıcı şovenizm naralarıyla dolu filmler yapıyor. Son yıllarda da baktığımızda bizim gözümüzde sinemasal anlamda başarılı gördüğümüz film genellikle ''En İyi Senaryo'', bir şekilde Amerika ile haşır neşir olan filmlerse ''En İyi Film'' ödülünü alabiliyor. Uyarlama senaryo ödülünde de durumun pek değiştiği söylenemez zaten. Ve bana göre bir filmi ödül değil seyirci belirler. O filmin içindeki duygular,anlatımlar belirler. İllaki bir filmin karşılığı verilecekse ben bunun Cannes, Sundance ve Berlin gibi uluslararası film festivallerinde görüyorum. Zaten neyin tantanasını yapıyorsam? Oscar dediğimiz şey Los Angeles'da gerçekleşen ''Akademi Ödülleri''. Amerikan Ödülleri desek daha yeridir hatta. Ve bu Oscar ödülleri tamamen medyatik ve magazin amaçlı bir şölenden başka bir şey değil. Ama şunun da hakkını vermek gerekir, Oscar sezonunda güzel filmler de izlemiyor değiliz. Hakları yeniliyor ama en azından Oscar vesilesiyle bu filmleri görmüş oluyoruz. Saçmaladığımı düşünüyorsanız hakkınızdır ama ben bunu böyle görüyorum. Ve uzatmadan madem bunları izliyoruz ve ister istemez merak ediyoruz Oscar'da ne yapacağını. Naçizane Oscar'ı alacak olanlar:



   EN İYİ FİLM : BOYHOOD

   EN İYİ ERKEK OYUNCU: EDDIE REDMAYNE (THE THEORY OF EVERYTHING)
   
   EN İYİ KADIN OYUNCU: JULIANNE MOORE (STILL ALICE)

   EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU: J.K. SIMMONS (WHIPLASH)

   EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU: PATRICIA ARQUETTE (BOYHOOD)

   EN İYİ YÖNETMEN: RICHARD LINKLATER (BOYHOOD)

   EN İYİ ÖZGÜN SENARYO: BIRDMAN

   EN İYİ UYARLAMA SENARYO: THE IMITATION GAME

   EN İYİ ANİMASYON: BIG HERO 6

   YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM: LEVIATHAN

   EN İYİ SİNEMATOGRAFİ: BIRDMAN

   EN İYİ KURGU: BOYHOOD

                    
   EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIM: THE GRAND BUDAPEST HOTEL

   EN İYİ KOSTÜM TASARIMI: THE GRAND BUDAPEST HOTEL

   EN İYİ MAKYAJ VE SAÇ STİLİ: THE GRAND BUDAPEST HOTEL

   EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK: THE GRAND BUDAPEST HOTEL/INTERSTELLAR

   EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI: GLORY (SELMA)

   EN İYİ SES MİKSAJI: WHIPLASH

   EN İYİ SES KURGUSU: INTERSTELLAR

   EN İYİ GÖRSEL EFEKT: INTERSTELLAR

   




                                             

                                              































                               






           



                                                         








         
               


                                           




       


                                             




         

                                                     





   
         


                                                     



                                       




Tuesday, February 3, 2015

"Jupiter Ascending" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler



Serkan Çellik: Cesur bir B filmi. Başlarda ucuzluğundan gözüm acıdı, sonra müthiş eğlendim. İşaretler, The Matrix, Game of Thrones, Star Wars, Geleceğe Dönüş gibi sayısız filme gönderme var. Üçlemeye yetecek kadar malzeme mevcut.

Banu Bozdemir: Jupiter Ascending, Wachowskiler'in vasat filmi olarak yazılsın bir kenara.

Kerem Sanatel: Wachowskilerle çok dalga geçecekler, inanmayın. Lazer bombardımanıyla düğün basılan bir filmi öperim ben.

Kerem Akça: Jupiter Ascending her yönetmenin reflekslerinin körelebileceğini kanıtlıyor sanki bir kez daha. Tatum'a ise hiç girmeyelim.

Halil İbrahim Sağlam: Jupiter Ascending o kadar eğlenceli ki. Kurgu yine harika, müzikler, renkler, kalabalık karakterler geçidi, sayısız göndermeler. Fanteziye doydum. Eddie Redmayne özellikle iyi. Tabii "Matrix de Matrix" diyip Wachowskilerin muhteşem hayal dünyalarını ve diğer bütün harika yapıtlarını görmezden gelen kitle yine hakkını yiyecektir, orası kesin!

Tuğçe Madayanti: Jupiter Ascending'te 36 ayak nolu abla, 44 ayak nolu abinin uçan botunu nasıl giydi? Tek önemsediğim kısmı bu, siz anlayın filmin gerisini.

Funda Lina: Sağlam temposuyla iyi bir film olmuş. Filmin süresini algılamak mümkün değil. Başladığı gibi bitti.

Murat Tırpan: Wachowskies descending!

Berna Mutlu Aytekin: Wachowski kardeşlerin filmlerini seviyorsanız, çizgi aynı, seversiniz.

Müjde Işıl: Wachowski kardeşler, Matrix sonrası sinema kariyerlerinde kırmızı ve mavi haptan hangisini alacaklarına karar verememiş gibi davranıyorlar.