Monday, December 1, 2014

"The Cut" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler



Şenay Aydemir: The Cut'ın ilk bölümünde politik hassasiyetler sanki sinemanın önüne geçiyor. Başta kurulamayan hikaye toparlamakta zorlanıyor sonra.

Alper Turgut: The Cut filmini seyrettikten sonra aklıma takıldı, harbiden Fatih Akın bu filmi neden çekmiş olabilir. Ismarlama proje gibi çünkü.

Janet Barış: Venedik'ten sonra The Cut'ı eleştirirken dozunu kaçırmışlar, gayet iyi film hikayesini de anlatıyor hatta gereğinden fazla bile sağduyulu. Gerçekle perdede bile yüzleşemeyenler 'ısmarlama film' gözüyle bakıp yaftalayabilir ama adam projesine inanmış, uğraşmış, çekmiş, nokta.

Halil İbrahim Sağlam: The Cut, bir diğer adıyla Nazaret Manukyan'ın Aşırı Acıklı Hikayesi. Filmi ikiye ayırmak lazım. İlk yarı sert politik hamleler barındırmasına rağmen anlatım şekli ve tarihsel yaklaşımıyla fazla yüzeysel kalan bir tarihi/politik dram. İkinci yarıda ise epik bir yolculuk hikayesi ekseninde müziğin kullanımının Çağan Irmak filmleri dozajında kaçtığı ağdalı bir melodram.

Tuğçe Madayanti: Fatih Akın'ın The Cut filmi, film bütçesi büyüdükçe yönetmen küçülmüş. Nazaret'in serüveni o kadar uzun ki filmin draması tamamen yok olmuş.

Serdar Akbıyık: Fatih Akın'ın The Cut'ı Geceyarısı Ekspresi'ne rahmet okutur.

Özgün Çağlar: Fatih Akın'ın The Cut'ı 1915'te yaşananlardan sadece küçücük bir parça. İyi ki çekmiş, eline sağlık!

Dilek Karataş: The Cut filmini Fatih Akın yaptıysa, Duvara Karşı filmini kim yaptı?

Ali Koca: The Cut, cesaretiyle takdirlik, anlatım dili, tekniği, tarihselci yaklaşımı ile şabloncu ve toptancı. Fatih Akın'ın en yüzeysel filmi. Fatih Akın'ın hiçbir filminde The Cut'taki kadar kötü diyalog & mizansen hatırlamıyorum. Bu cesur girişim basit hatalarla heba edilmemeliydi.

Kenan Başaran: Fatih Akın'ın The Cut filmi beni hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle ilk bir saatlik kısım çok yüzeysel. The Cut, 1915'in büyük resmine odaklansaydı daha iyi olabilirdi çünkü henüz yan öykülere geçme lüksünü elde edebilmiş değiliz.

Eylem Kaftan: The Cut'a düşük beklentiyle gittim. Anaakım bazı klişe şeyler olmakla beraber genel olarak çok beğendim. Haksızlık edilmiş biraz. The Cut'a bir Türk gözüyle değil bir dünyalı olarak bakılırsa onu daha etkileyici bulmak mümkün. Ama bu dünyalının tarihe vakıf olması lazım.

Haktan Kaan İçel: The Cut, Fatih Akın'ın en zayıf işi olmaya aday bir film. Her şeyden biraz var ama hiçbir şeyden tam olarak yok filmde.

Abdülhamit Güler: Fatih Akın'ın The Cut'ı olamamış. Mazlumdan yana bakma telaşıyla hamasetin dibine vurmuş. Sinematografi de yetersiz, oyunculuk da.

Suat Köçer: Ermeni diasporasının bu yıl için bir şey yapmasına gerek yok. Fatih Akın son filmi The Cut'ta gerekeni fazlasıyla yapmış.

Cem Çelik: Fazla klişe barındırıyor ve fazla Hollywood kokuyor olmasının haricinde fena sayılmayan bir film çıkarmış Fatih Akın.

Numan Serteli: Alo Fatih Akın. N'aptın dostum sen ya? Görmeyeli sinemayı unutmuşsun sanki. Tamam cesaretin var amenna. Ama ya diğerleri? Mesela senaryo, diyalog, oyuncu yönetimi gibi?

Ahmet Kamil Taşkın: Fatih Akın sinemasını pek sevmem ama yeni filmi The Cut gayet iyiydi. Acıyla başlayan ve farklı iklimlerin eşlik ettiği bir yol hikayesi.

Gizem Ertürk: Fatih Akın'ın son filmi The Cut beni çok şaşırttı. Kullandığı dil gerçekten keskin. Bu dil kime neye nasıl yarar, bilemiyorum.


No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?