Thursday, June 12, 2014

"Kış Uykusu" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler


Burak Göral: Rus klasik romanları gibi edebi bir tatmin duygusu veren, yanında büyük bir sinemasal hazzı da başarıyla taşıyan, farklı okumalara imkan veren şahane bir Nuri Bilge Ceylan filmi.

Ali Ulvi Uyanık: Üşümüş ruhların karanlık bölgelerine bitmesini istemediğiniz bir yolculuk.

Halil İbrahim Sağlam: Edebi diliyle romanesk atmosferini harmanlayıp insan ruhunun derinliklerine inen, 196 dakikanın su gibi aktığı bir başyapıt. Oyunculuklar tıpkı Bir Zamanlar Anadolu'da'daki gibi toplu performans olarak harika. Mizahi dokunuşlar ve üstün sinematografi yine zirvede.

Ceylan Özçelik: Türkiye sinemasında önümüzdeki birkaç yıl film yapılmasa mı! Daha iyi bir senaryo ne kadar mümkün olabilir ki. Kış Uykusu'nun diyaloglarına laf edenler, sanırım ömürleri boyunca yalnızca Woody Allen filmleri izlediler. Türkiye Sineması son yıllarda bu kadar sağlam bir sosyolojik kazı ve kanlı canlı karakterler geçidi görmedi çünkü!

Soner Yıldırım: Kış Uykusu'nun sağladığı sinemasal doygunluk sinemamızda karşılaştırılamaz bir yer ediniyor. 100. yılda yeni bir eşik var karşımızda.

Sadi Çilingir: Kış Uykusu kusursuz. 196 dakikalık filmde insan 1 dakika sıkılmaz mı? Sıkılmaz. Sinemaseverim diyen herkes mutlaka izlemeli. "Sinema nedir?" diye sorduklarında karışık ve açıklayıcı cümleler kurmaya gerek yok. "Kış Uykusu" diye cevap verebilirsiniz.

Kaya Özkaracalar: Sınıfsal eleştirisi yoğun bir film, salt NBC filmografisi bağlamında değil. Yeni Türkiye Sineması'nın bu açıdan en yoğun filmlerinden.

Aslı Özgen Tuncer: Kış Uykusu çok şekspiryen - kendi kendine yabancılaşmada, kendi kendini tiye almada, paramparça etmede hayranlık uyandıracak kadar acımasız.

Gökhan Kalan: Kış Uykusu, Bir Zamanlar Anadolu'da'dan bile iyi mi, o tartışılır sadece. Tartışılmaz çok iyi bir film.

Banu Bozdemir: Kış Uykusu birçok bileşeni bünyesinde toplamış, konuşan, dinleten ve akan filmleri severim. İnsanın ağır, açık ve kendinden taştığı haller var.

Murat Tırpan: Estetik olarak sağlam ve yapmaya çalıştığı tartışma ile gayet politik bir film. Çok konuşuyor, ama dinletiyor da. Ayrıca Kış Uykusu bence Türk sinemasının en iyi sarhoş masası sahnesine sahip.

Merve Özveren: Edebi bir yoğunluk taşıyan diyalogları ve baştan sona koruduğu inandırıcılığıyla Kış Uykusu 196 dakika boyunca etkisini kaybetmiyor. Yeni bir başyapıt!

Olkan Özyurt: Bir büyük roman-film Kış Uykusu. Klasik edebiyat eserlerinin verdiği tadı veriyor. Çok iyi bir film olmanın ötesinde farklı okumalara da açık.

Rıza Oylum: Görsel bir keyifle birlikte insanın doğasına yönelik diyaloglarıyla usta işi bir yapım olmuş. Kış Uykusu'nda Nuri Bilge Ceylan görselliğine Zeki Demirkubuz diyaloglarının bütünleşmiş hali var. 3 saat 3 dakika gibi akıyor.

Güzin Tekeş: NBC "Kış Uykusu" ile onu diyalogsuz film çekmekle eleştirenlerden intikam almış.

Gözde Özen: Kış Uykusu başyapıt mı bilemedim ama çok sevdim. NBC esinlendiği yazarların karakterleri gibi bir karakter yaratmış Aydın'la. Muazzam adeta.

Alper Turgut: Kış Uykusu, bir Bir Zamanlar Anadolu'da değil, ancak iyi film, o başka.

Seçil Toprak: Kış Uykusu'ndan aldığım ilk tat: Uzak tadında fotoğraflar hatta Mehmet Emin Toprak.

Hilal Çetinder: Kış Uykusu ve karakterleri üzerine ne çok şey yazılır / söylenir ama filmi çok sevdiğimi belirteyim.

Kaan Karsan: Kış Uykusu başyapıt. Aydın karakteri yerli sinemanın zirvelerinden. Haluk Bilginer muhteşem ötesi.

Tuğçe Madayanti: Şahane bir film. Varoluş sancısını ve bulantısını insan doğasıyla birleştirip çekinmeden yüzüne yüzüne vuruyor ve afallatıyor.

Fırat Ataç: Ve Nuri Bilge Ceylan yaşayan en büyük yönetmenlerden biri olduğunu şüphe götürmez bir gerçeğe dönüştürmüştür.

Nihan Bora: Hala sabah izlediğimiz Kış Uykusu'nun etkisindeyim. Muazzam film olmuş.

























No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?