Friday, May 2, 2014

Kardeş Payı: Aile Boyu Kahkaha



              Düğün Dernek'teki başarısından sonra yeniden ekranlara dönen Selçuk Aydemir ve ekibi,yine farklı bir format yakalamaya çalıştı Kardeş Payı'yla. Nasıl olsa seyirciler beğendi,artık ne versek yerler demeyerek,hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayan bu ekip gerçekten de bu sözlerini yerine getirdiler.Nasıl Düğün Dernek'le gişeleri kapatıp,seyircileri kahkahalara boğduysa eğer Selçuk Aydemir, aynı formatı sıradışı bir yaratıcılıkla Kardeş Payı'nda da gösteriyor.

                Bu hafta 10.bölümüyle gelen Kardeş Payı,Selçuk Aydemir ve ekibinin bütün hayranlarını yoğun bir beklenti içine sokmuştu.Ki yanılmadılar da! İlk bölümünden itibaren ekranlarda kaliteli komedinin yerlerde olduğu aylarda yeni bir fark yarattı Kardeş Payı. Yoluna, Dünya'ya barış ve huzur getirecek olan bir icat yapacak olan iki mucit kardeşin hikayesiyle çıkmıştı Kardeş Payı.Tabi ana faktör olarak yine başrollerde Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in görünmesi de bir başka beklentiyi yükselten etmendi.Evet, bu bir baltaya sap olamamış ama sempatik kardeşlerin hikayesi dizinin ana faktörüydü.Ancak bunun dışında Selçuk Aydemir bu hikayenin dışında farklı bir mahalle algısı da çizdi.Haliyle de sadece bu iki mucit değil.Onların etrafındaki mahallenin esnafı,kahvecisi,ailesi de bu algıyı yarattı bizde.

                 Bu mahalle algısı  sıradışı bir şekilde resmedilirken ailevi değerleri bir o kadar üstün tutuyor senaryosunda Selçuk Aydemir. Anne-baba korkusu, ana-babaya saygıda koşulsuzluk gibi bu tip ahlaki değerler dizide fazlasıyla yer alıyor.Ama Aydemir, bu klişe mahalle dizilerinde verilmek istenen mesajları dizideki absürd karakterler üzerinden ve bir mahallede görülmeyecek bir ilişki ve mizahla anlatıyor.

                 Mahallenin zengin,havalı,züppe ama saygıda ve sevgide kusur etmeyen Hilmi, mahallenin bütün dedikodusunu herkesten önce yapan,kültür seviyesi yüksek Tornacı Sezai ve Çilingirci Turgut ve en egzantrik karakterlerden biri olan,adeta günah işlemek için yaşayan Şerif Abi dizinin yan roldeki renkli karakterlerinden.Hepsi de alışılagelmişin dışındaki karakterler.Özellikle de Şerif Abi, günümüzde örnek alınan camiden çıkmayan yaşlıların bu trajikomik durumuyla alay edilmiş bir formu.Mahalle dizilerinde gördüğümüz, genelde örnek alınan ve namus sahibi dedelerin antitezi adeta.

               Dizinin bir başka güzelliğiyse Metin-Ali ikilisinin hikayesi ve mahalle algısı dışında başka meselelere de hem ironik hem de parodik bir şekilde yaklaşımı. Kahvedeki Karakulli robotlar misal. Güvenlik görevlisi olan kahvedeki küfür ve argoyu kendine has yöntemiyle denetim altına alıyor.Çayı getirip götüren, tepsiye para konmadığı zaman gitmiyor.Hani normalde mahalle dizilerinde kahveciye yazılan veresiyeler,kavgalar burada hiç işlemiyor.Böylece de mahalle dizilerindeki bu kahve ortamı klişesine Aydemir tarafından yeni bir ayar verilmiş olunuyor.Hatta bir bölümde Hilm, bizim mahallede niye böyle ağır abiler ve mafyalar olmuyor diyordu.Düşünün ki böyle bir mahalle anlatılıyor.

              Metin ve Ali'nin macerası da her bölüm yeni bir sürpriz getiriyor.Misal bu basit icat, hırslı,bilime gönül vermiş bir baba ve oğlunu gösterdi bize.Baba ve oğul arasındaki hırs mücadelesi ilerleyen bölümlerde Metin ve Ali'nin babası Tahsin'in de geçmişine götürdü.Bunların dışında Kardeş Payı,hiçbir karakterine üvey evlat muamelesi yapmıyor.Her birine tam da kardeş payı espri yazıyor Selçuk Aydemir.

              Hikayenin çevresinde dönen Seda Bakan'ın oynadığı Feyyza da harika bir karakter.İş yerinde bütün otoritesini çalışanlarına sergilese de evde ve abilerinin yanında bu otoritesi sarsılıyor.Yani Feyyza, abi-kardeş ilişkisinin temel direği aslında.

               Bölümler ilerledikçe zaten mesele daha da derinlere inmeye ve yeni karakterleri de göstermeye başladı.Yeni gelen mafyalar cidden orijinal mafyalar.Zira biz düşüncesiyle hareket etseler de aralarında belirsiz bir iç çatışma var.Mahalleye adam gibi posta koyamıyorlar.Reis konumunda olan Barış Yıldız'ın seçilmesi doğru bir tercih olmuş.

              Yeni gelen karakterlerden Sivasli Emre Kaman da layıkıyla rolünü yerine getiriyor. Eda'nın eski bir arkadaşı olan Emrah'ın mimikleri,konuşması ve Sivas ağzını yerinde kullanması cidden başarılı.Metin'i her gördüğünde Kirvem,canım ciğerim gibi lafları da cabası... Bu arada hatırlatalım Kardeş Payı'nı Selçuk Aydemir'le beraber yazıyor.

              Kardeş Payı,Ali İhsan Varol'un da aslında afilli bir oyuncu olduğunu gösteren bir dizi.Kelime oyunuyla tanıdığımız yakışıklı,sempatik,kibar ve nükteli üslubuyla dikkat çeken Ali İhsan Varol'un Yiğit karakterine seçilmesi isabetli olmuş.Ettiği küfre kadar rolünün hakkını veriyor.

              Peki Kardeş Payı'nın bu kadar güzel olmasında en büyük bu faktör bu mahalle algısı ve karakterler mi? Aslında cevap belli.Dizinin neden bu kadar farklı ve daha komik olduğu da belli.Bir kere, dizide yapılan esprilerin içine katılmış göndermeler havada kalmıyor.Bu göndermeler esprilerle birlikte güldürürken mesajını da vermiş oluyor aslında.Hem Gezi olaylarına, hem popüler yabancı dizilere, (Game Of Thrones daha sık) hem eğitim sistemine,Türkiye'nin gündemine hatta ve hatta sektördeki çoğu diziye göndermesini eksik etmiyor.İkinci bir faktör dizinin kurgusu. İşler Güçler'den de farklı kurgular dizinin dinamiğini ve mizahını daha da arttırıyor.Efektler tam da yerinde kullanılacak cinsten.Bana kalırsa Kardeş Payı, ekrana değil de bir festivalde yarışmaya girse büyük bir prestij sağlardı.3. faktör karakterlerin her biri kaliteli oyunculuklarının yanında laf arasında geçen komik benzetmeleri. Selçuk Aydemir, tüm bu koşulları yine layıkıyla getiriyor bana kalırsa. Ahmet Kural'ın çaldığı parçalar, kahve muhabbetleri dizinin unutulmaz sekanslarından bu arada

          Oyunculukların hepsi müthiş zaten.Yani dizide bir tane bile sırıtan yok.Hepsi ayrı başarılı.Aydemir'in ham ekibi de ,yeni katılanlarda harika performanslar sergiliyor.Birini bile eksik yazsam haksızlık olur.Yalnız şunu da demeden geçemeyeceğim. Şinasi Yurtsever'in Hilmi karakteri çok çok iyi tasarlanmış.Ve aynen Yurtsever de üstüne giymiş.Gülüş ve konuşma tarzı, pelesenk replikleri (Hilmi bunu sevdi,tırsı vs.) güzel oturmuş Şinasi Yurtsever'in üstüne.

           Televizyonda komedi yok demiyorum tabiki.Ama her komedi kaliteli olmuyor maalesef.2 bölüm sonra olayları ve esprileri döndürüp döndürüp aynı yere bağladığı için belkide sıkıyor.Ama yinede vakit geçirmek amaçlı izleniyorlar. Buna örnek olarak Yalan Dünya'yı 2 sezondur takip etsem de 3.sezonda cidden olayların bariz bir şekilde aynı yere dolanıp durduğu ve zorlandığını gördüm.Leyla ile Mecnun'dan sonra Ben De Özledim'le ekranlara dönen Onur Ünlü ve ekibi de aynı kafayı burada da uygulayınca tutmadı belki.Ama Kardeş Payı, bir bölümünde bile tekrara düşmedi.Zorlanmadan, sözünü sakınmadan güldürmeye hatta kahkaha attırmaya devam ediyor. Üsküdara Giderken, Çalgı Çengi, İşler Güçler, Düğün Dernek ile yakından takip ettiğim Selçuk Aydemir'in bütün komik yapımları her seferinde farklı bir özgünlük taşıyor. Gülme efekti koymadan da yerinde espri ve karakterlerle Üsküdar'a Giderken'de güldüren, Çalgı Çengi'de hakiki bir Ankara komedisi yapan ve Düğün Dernek'te de kaliteli bir sinema filmi yaparken aynı oranda güldürmeyi de ihmal etmeyen Selçuk Aydemir'in bu Kardeş Payı dizisi de aynı kaliteyi yakalayacaktır.Ki yakaladı da bence.Selçuk Aydemir ve ekibi bu sektörde durdukça daha çok güleceğiz bence.


           twitter.com/FilmNotlari


     



             
             

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?