Monday, May 5, 2014

İyi Ki Varsın JBC Yayıncılık!




                Gerek sinemada gerekse de televizyondaki çizgi dizilerle 20 yıldan uzun süredir Marvel ve DC Comics evreninin çatışması devam etmekte.70 ve 80'ler döneminde bu durumun ülkemizde çizgi romanlara da yansıması daha revaçta olan bir şeydi.Ki sadece Marvel ve DC'nin değil bizim ülkemizden de ünlü çizgi roman çizerleri çıktı.Galip Tekin,Levent Cantek gibi bunların en güçlü örnekleri.Bunun yanında tabi Texas,Tommiks,Zagor,Martin Mysterie efsaneleri de devam etmekteydi.Ama bu çizgi roman evrenler içinde Marvel ve DC Comics'in beyazperde serileri uyarlanmaya başlayınca bu çizgi roman anlayışı ve alışkanlığını değiştirdi.Haliyle TV'de yayınlanan çizgi dizilerde bunda çok etkili oldu.Ama şu da bir gerçek ki Hollywood'un A sınıfı oyuncuları ve atmosferinden ötürü çizgi roman evrenini çizgi romanlardan ziyade beyazperdede tanıdık. Jack Nicholson'ın ve Heath Ledger'ın Joker'i, George Clooney ve Christian Bale'ın Batman'i, Tobey Maguire'in Spiderman'i, Robert Downey Jr.'un Iron Man'i ve hatta James Franco'nun Green Goblin'i gibi sayısız kahraman ve kötü adamı beyazperde ve çizgi dizilerde gördük.

               Ve maalesef bu oluşumlar çizgi roman anlayışını daha da değiştirerek çizgi roman sineması haline getirdi.İlk denemelerden sonra yapımcılar,senaristler ve yönetmenler bu çizgi roman evrenlerini kendi kafalarında şekillendirmeye başlayıp kendi kötü adamlarını yaratmaya başladılar. Bunun en bariz örneği Iron Man'in 3.filmindeki Mandarin olayında rahatlıkla görülebilir. Şu anki The Amazing Spiderman serisi de Spiderman'ın bütün nüansını ortadan kaldırmış bambaşka bir karakter yaratmıştır.Cidden üzücü.

              Ama şu da var ki kimi yönetmen ve senaristler bazı çizgi romanlara sadık kalmakla birlikte gösterilmeyen taraflarını da beyazperdede gösterdiler. Christopher Nolan'ın Dark Knight üçlemesi ve Zack Snyder'ın Man Of Steel'i bu anlamda başarılı örnekler.Yani bu anlamda son dönemlerde Marvel özellikle de kötü adam konusundaki özensizliğinden dolayı çizgi roman hayranlarını tatmin edemezken, DC Comics'in Batman'i başta olmak üzere Batman'in karanlık evreni ve Heath Ledger'ın unutulmaz bir Joker performansıyla Batman daha popüler oldu ve çizgi romana olan tutku daha da fazla oldu.

               Şu anki duruma bakarsak çizgi romanların çeşitleri saymakla bitmiyor.Yukarıda saymış olduğum çeşitler dışında NTV Yayınları'nın klasik uyarlamaları,yeni çıkan yayın evleri de var.Ve çizgi roman popülaritesinde ülkemizde Gerekli Şeyler ve Marmara Çizgi önemli yayınlarından.Ama onlar da Marvel'ın artık kabak tadı veren mutant,süper kahraman ve bana kalırsa cılkı çıkan Avengers serilerinden başka seri çıkarmaz oldu. ( Tabi Gerekli Şeyler'in Jokeri çok büyük bir istisna) Marmara Çizgi'de belki daha iyi çiziyor ama onun konsepti de az çok Gerekli Şeyler'e yakın.

             İşte durum böyleyken hem Batman hem Star Wars hem de farklı öykü ve karakterler üstünde duran çizgi roman arayışları sürerken JBC Yayıncılık'ın kalitesi burada anlaşılıyor.2007 yııları itibariyle merkezi Ankara/Siteler'de bulunan JBC Yayıncılık uzun aralıklarla da olsa kaliteli çizgi romanlar yayınlıyor.Ki bunda Star Wars'un tek çizgi roman yayıncısı olması da dikkat çekiyor.Ama bana kalırsa asıl ününü Dave Prowse'un İstanbul'a gelmesiyle kazandı. (Darth Vader'ı oynayan oyuncu) İstanbul'un bir D&R şubesinde Prowse'un özel imzaladığı JBC Yayıncılık'tan çıkan ilk Darth Vader çizgi romanların imza günü vardı.O güne özel olsa da yavaş yavaş Türkiye'nin diğer illerine de gelmeye başladı.

            Ama JBC'nin yaptığı en büyük devrim bu yılın Nisan ayı itibari ile çıkardığı 4 müthiş çizgi roman.Şimdi onlara bakalım:



     1)MARVEL EVRENİ'NİN SERİ ÜRETİM'İNE DEADPOOL'DAN HARİKA BİR ELEŞTİRİ



         Spiderman,Wolverine,Hulk, Captain America, Iron Man ve seri üretime bağlayan maceralarıyla diğer seçkin Marvel süper kahramanları... Hepsinin bir anda yok olduğunu düşünsenize... Dünyayı kurtaran kimse kalmamış.Ama bunu iki tarafı var.Bir taraf aynı maceralardan sıkılıp yeni bir soluk isteyen okuyucular için şaheser gibi gelse de Marvel'ın müdavimlerini kızdırabilecek bir kitap.

        JBC Yayıncılık,Marvel filmlerinde/çizgi dizilerinde yok denecek kadar az çıkan Deadpool'un öyküsünü nefis bir düzenlemeyle Nisan ayında çıkarmıştı.Aslında uzun zamandır beklenen bir çizgi romandı bu.

         Tabi sanıldığının aksine Deadpool, tüm karakterleri bir çırpıda öldürmüyor.Zevk için de öldürmüyor daha doğrusu. Olayın kilit noktası bir intikam meselesi.Ya da ödeşme vakti diyelim biz buna.Marvel'ın meşhur süper kahramanlarının Deadpool'u kaale bile
almamasının ödeşmesi bu.Ama bu cinayetler hem Deadpool'un intikamı hem de
varlığını anlamlandırması için çıkacağı bir yolun bileti niteliğinde.

        Deadpool, bu kimi Marvel müdavimlerini kızdıracak katliamlarda bulunsa da en azından çizgi roman kahramanlarına yaraşır bir şekilde oluyor tüm bunlar. Hulk,Wolverine ve Punisher'ın işi hemen bitmiyor esasında. Aksiyon zaten daha çok Deadpool'un kurbanları üstünde daha çok etkili.

         Ön izlemede Joker'i andırsada kitapta Joker'den çok farklı ve orijinal kötü adamlar içerisine girecek nitelikteki özellikleriyle Deadpool harika betimlenmiş.Bunda Cullen Bunn'ın senaryosunun formu olan konuşma balonları ve Dalıbor Talajic'in enfes çizimlerinin büyük katkısı var.Zira bu senaryo ve çizimlerde Deadpool sadece Marvel'ı değil başka adamlarla da kapışıyor.Onu durdurmak isteyen sürpriz bir kiralık katil gibi

           Sonuç olarak Deadpool-Marvel Evrenini Öldürüyor, seri üretime dönüşen Marvel serüvenlerine güzel bir eleştiri niteliğinde kitap.Dediğim gibi benim gibi çizgi roman estetiğinden hoşlananlar bu kitaba bayılacaklar.Ama Marvel'ın müdavimlerini de biraz kızdıracaktır.

Not:5/4

2)GOTHAM'A HOŞGELDİN BRUCE

    Gelelim asıl meselemize. Christopher Nolan'ın Batman'i meşhur ettiği Dark Knight serisiyle sıkı bir Batman çizgi roman serisine gerek var demiştim. İşte JBC Yayıncılık, tam anlamıyla Türkiye'de Türkçe Batman çizgi romanları yayımında ilk ve tek isim.

       Batman:Yeni Dünya, Batman'in prequel hikayesinin yeni ve daha farklı bir yorumu. Bruce Wayne'nin anne ve babasının acı kaybı,Batman olma ve hepsinden önemlisi Batman'in sağ kolu Alfred'in burada Bruce'un Batman olma yolundaki adımlarında ona ne kadar destek çıktığının bir göstergesi. Doğum Günü Çocuğu adıyla karşımıza çıkan bir katil ve Mr. Penguin'in neden Batman'in en büyük rakibi olduğuna dair bu öyküde her bir çizim ve kalıplar şahane.

        Aslında hikayesi çok enteresan olaylarla dolu değil.Hatta bana sorarsanız öykünün sonu da pek Batman'e yakışmamış.Bu kitaptaki en önemli belirleyici Gary Frank'in müthiş bir çalışma ve titizlikle yaptığı gerçekçi çizgileri.

Not:5/3.5



3)GÜLEN ADAM'LA JOKERİN BİLİNÇALTINA
         
       JBC Yayıncılık'ın çıkardığı 4 kitap içerisinde favorim bu kitap oldu. Açıkçası şöyle tam çizgi roman estetiğinde bir Batman-Joker kapışması görmek istiyordum.Gülen Adam da bu dileğimi gerçekleştirmiş oldu böylece.

      Kitapta iki müthiş öykü var.Biri Batman-Joker savaşı,diğeri de tam da Gotham City'nin atmosferine de dikkat çeken Batman-Green Lantern ortaklaşmasıyla gerçekleşen kriminal bir olay.

        Ed Brubaker,Doug Mahnke ve Patrick Zircher olmak üzere bütün ekip bu kitapta harika bir iş çıkartmış.İlk öyküde yer alan Joker'in kapışması dışında( Bayıldım) ikinci öyküyü daha çok sevdim.Çizgiler,renklendirme ve senaryo muhteşem olmuş.Uzun zamandır okuduğum en iyi çizgi roman diyebilirim.

Not:5/5



4)TEŞEKKÜRLER BATMAN!



       Ve merakla beklenen hatta New York Times Çok Satılanlar'da zirveye oturan Pelerinli Süvari'ye Ne Oldu, JBC'nin son bombası oldu. Küçüklüğündeki bir deneyimle her ne kadar Batman'i tüm çizgi roman kahramanları içinde ayrı tutan ve tarif edilemez bir sevgiyle bağlanan Neil Gaiman ve Andy Kubert, ne kadar zor olsa da Batman'i bu destansı kitapla ölümsüzlüğüne kavuşturmak istemişler.Her ne kadar Batman'in son kitabı da olsa aslında bu Batman'e bir teşekkür mektubu.Cenazesinde yapılan Batman'e yaraşır bir kürsü konuşması niteliğinde kitap.

       Ki kitabın içindeki 3 öykünün içinde ilk sırada gelen Batman'in son öyküsü aynen bu şekilde.Batman bir tabutta.Ama durum biraz daha farklı.Zira Batman de kendi cenazesinde.Bütün Gotham'ın kötüleri,masum ve nankör insanları da dahil olmak üzere.Robin,Alfred ve hatta Superman de var bu törende.

       Ama öykünün kilit noktası tüm Gotham halkının Batman'in akıbeti hakkında anlattığı gerçekler.Bir kısmı her ne kadar inandırıcı olsa bazıları Batman'in bile hoşuna gitmiyor.Misal Alfred'in anlattığı hikayeler gibi.

        Peki bu Batman'e yaraşır bir final mi? Genelde çizgi romanların popüler süper kahramanların finallerini rakipleri belirler.Ama Batman'in akıbeti bu kitapta tam olarak belli değil.Kendisi bile soruyor: Neden buradayım? diye... Bu açıdan psikolojikte olsa bir farklılığı var tabi.Ama öykünün sadece tabut etrafında anlatılan şehir efsaneleri ve öykünün sonlarına doğru Batman'in ölümsüzlüğüne kavuşma anının fazla klişe olması beni çok fazla tatmin etmedi.Batman'in sonu geldiği için değil bu tabi.Sonuçta o da bir insan ama kitapta asıl bahsedilmek istenen Batman'in ölümsüz bir süper kahraman olduğu.En büyük rakiplerinin bile onu saygıyla andığı nadir bir süperkahraman.Mesaj yerine ulaşsa da aceleye getirilmiş bir final dolayısıyla Batman'e yakışır bir final olmamış.

          Kalan diğer iki hikayeye gelirsek.Onlar başarılı.Poison Ivy'in hücrede tutulduğu sırada bir dedektifle yaptığı sohbetler, diğer hikayede kötü adamlara röportaj yapmak isteyen bir show grubu..Bunlar egzantrik hikayeler ve zevkli.Aslında bu hikayeler biraz daha uzatılabilirmiş.


          Not:5/3


twitter.com/FilmNotlari


         

     
         


       

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?