Monday, April 7, 2014

Nuh:Büyük Tufan (İnsanoğlu En Büyük Günah Belki De..)



 
           ''Kuran'da adı geçen bir peygamberin filmde yüzünün gösterilmesi'' meselesinden dolayı Birleşik Arap Emirlikleri'nden sonra Malezya'da da yasaklanan Nuh:Büyük Tufan, bu tartışmalara mahal vermeyerek başka bir kaotik meseleyi sunuyor bizlere: İnsanoğlu!

             Bütün her şey ''insanoğlu'' denen varlığın yani bizlerin yaradana itaatsizliğinden dolayı başlıyor..Adem ile Havva'nın o yasak elmayı yemeleri,Kabil'in Habil'i öldürüp kendi soyuyla Dünya'yı istediği gibi kullanması,yağmalaması,kendinden olmayan başka canlılara zarar vermesi..... Belki de bu yüzden insanoğlu yaratıldığı andan beri en büyük günahın parçası.Zira insanoğlu bütün felsefi,ilahiyat bilimlerinde,ontolojide,teolojide kaotik bir varlık olarak tasvir edilir.Kendi neslinin devamı için kendi soyuyla sürekli savaş haline olan insan asırlar geçtikçe kendi silahlarını ve şiddetlerini daha da arttırdılar.Mızrak ve kılıcın yerini tanklar,tüfekler alırken günümüzde nükleer,radyoaktif ve biyolojik silahlar da bu savaşta kullanılmaya başlandı.İşte bu gibi nedenlerden dolayı insanoğlunun en büyük düşmanı aslında kendisi oluyor.

           Tüm bu evrensel süreci sinemanın diliyle,görsel IMAX 3D efektleriyle seyirciye sunan Nuh:Büyük Tufan, İbrahimi Dinlerde yer alan( Hristiyanlık,Musevilik, İslamiyet) kutsal peygamberlerden Nuh Peygamber'in hayatını anlatıyor.Hem de Ademoğullarından gelen babası Şid'in öyküsünüe de uzanarak.

           Bilindiği üzere, Kabil ve onun nesli bu Dünya'da istedikleri gibi yaşayıp,kendinden olmayan her türlü canlıya zarar verip,doğayı umarsızca yağmaladıkları için yaradan tarafından cezalandırılır.Onların sonu yaradanın yaratacağı büyuk bir sel ardından da ''Tufan'' adını alacak bir kasırgaya dönüşüp bütün insanlığın sonunu getirecektir.Ancak seçilmiş kişi Nuh Peygamber ve ailesi yapacakları büyük bir gemi sayesinde; o gemide Nuh ve ailesi,Kabil ve diğer insanlar dışındaki tüm canlılar olacak şekilde yapılır.Ama tabi Kabil istediği her şeye sahip olacağını düşünerek gemiyi de sahiplenmek istiyor.Böylece iyinin ve kötünün daha doğrusu insanoğlunun kendine verdiği savaşta burada başlamış oluyor.

          İşte film,tüm bu anlattıklarımı olağanüstü bir kurguyla, Nuh'un gördüğü rüyalar,hayvanların gemiye girdiği sekanslar gibi pek çok müthiş bir 3D görselliğiyle bezenerek sorgulanacak pek çok şeyi de yan karakterler üzerinden anlatıyor.Nuh'un ortanca oğlu Şem'in erkek olma hırsı, kızı(evlatlık) İla'nın neslini devam ettirip ettirmemesi hakkındaki sorgular, insanların içindeki tutkular,arzular ve hırsların onları nasıl etkilediğine dair yıllardır tartışılan bu tip sorular filmde de işleniyor.Yaradan sevgisini,doğa,insan ve hayvan sevgisini her karesinde görmek mümkün.


         Filmin böylesine ontolojik,teolojik ve yaradılış üzerine kurulan senaryosu ve kurgusuna rağmen ilahiyat profesörlerinin acımasız eleştiri oklarından da kaçamadı.Ve bir başka eleştiri de Türkiye'den geldi.Eleştiri olarak filmdeki bir sahnenin özellikle altı çizilmiş.Spoiler olacak ama bunu da çözümlemekte fayda var:

      Sahne de şu şekilde: İla'nın küçükken geçirdiği bir yaralanma sonucunda üreme işlevini yitirdiğinden Nuh'un büyükbabası onu kutsayarak bu işlevi geri getirmesini sağlıyor.Ancak şöyle bir sorun var.Yaradanın Nuh'a söylediğine göre, eğer Ila gebe kalıp, erkek doğurursa Nuh'un en küçük oğlunun yerine o nesli devam ettirecek.Fakat kız olursa yeni bir anne adayı yeni bir neslin devamını getireceğinden o kız çocuk öldürülecektir.İşte bu olaylar bu şekilde gelişince Ila'nın eşi Nuh'un yavrularını öldürmemesi için Nuh'u öldürmekten başka çaresi kalmıyor.Ama sonra Nuh,içindeki sesi ve vicdanını dinleyerek ikiz olan kızlarını öldüremiyor ve yaradana karşı, 'Ben böyle biri değilim' diyor.

        Bizim profesörümüz olayı değerlendirirken, Nuh'un yaradanın emrini yerine getirmeyip,ona karşı geldiğinin dinimizce uygunsuz olduğunu söylüyor.Nuh'a böyle bir emrin verilmediğini,ki verilse bile Nuh yapmasaydı yaradanın onu cezalandırılacağı söyleniyor.Bir başka aykırı bulduğu da Nuh ve eşinin uygunsuz ilişkisinin olduğu sahneler.Ve de tufan olayının tam filmdeki gibi olmadığı


         Bu düşüncelere ne doğru ne de yanlış diyebiliriz.Bir kere bu bir film.Hollywood ürünü bir film hem de.Kurgu ve senaryoda elbet bir takım değişiklikler yapılabilir ama bu bir takım tabulara uymadığı neticesiyle de yasaklanması doğru değil.Ayrıca filmde Nuh'u tamamen tanrısallaştırmak da doğru olmazdı.Çünkü Nuh Peygamber de bir insan.Onun da bazen arzularına yenik düştüğü zamanlar,kararsız kaldığı anlar ve sinirlendiği de olabilir.Bir başka mesele de yüzünün gösterilmesi.Bu yeni bir şey değil ki.Belirtilen kaynaklara göre Nuh peygamberin ve Hz. İsa'nın insan bedenindeki hallerinin resimleri var.Ve gerek çizgi filmlerde,Amerikan sinemasında,Dünya sinemasında bu iki peygambere de yer verilir.Yüzleri de  gösterilir.Dediğim gibi bu bir film.

          Bu tip tartışmalar daha sürecek gibi.Ama önemli olan bu tip tartışmaların filmin ön plana çıkan,ve alt metnindeki gizli mesajlarını gölgelememesi.İşte film bunu başarıyor. Bu evreni,içinde yaşayan her bir canlıyı,bu evrene şekil veren yaradanın ne kadar değerli olduğunun mesajını veriyor zaten film genel anlamda.Bunu yaparken de yönetmen Daren Aronofsky , en küçük detayında bile bu mesajları işlemeyi ihmal etmiyor.

        Müzikleri,dekor,kostüm,oyunculuklar,yönetmenlik ve senaryo her şeyiyle muazzam bana kalırsa.Ha tabi, filmdeki atmosferin çoğunlukla Tolkien'in Orta Dünya'sını yansıtması eleştirmenler tarafından konuşuluyor.Bu konuda biraz daha düşünebilirdi misal.Oyunculuklara gelirsek, çok fazla göz doldurna performans göremedim ne yazık ki.Crowe'un savaşçı ve kurtarıcı rolleri Nuh'ta da değişmemiş.Lakin kısa ama etkili olan büyükbaba rolündeki Anthony Hopkins ve Ila'yı oynayan Emma Watson filmin sürpriz kozlarından.Onların performanslarını daha iyi buldum.

          Son tahlilde, bu film daha çok tartışılır.Üstüne daha çok şey yazılır.Ve vizyonda ne kadar kalacağı da başka bir tartışmayı beraberinde getirir.İyisi mi siz, uygun olduğunuz bir vakit filmi izlemeye çalışın.Yoğun bir anlatımı sizde göreceksiniz.Seçenek olarakta varsa eğer yakınlarınızda bir IMAX  salonu orada izlemenizi öneririm.Eğer yoksa da , dublajlı ve 3D izlemenizde hiçbir sakınca yok.Şimdi dublajına gelelim filmin...


 DUBLAJ VE ALTYAZI BİR LÜKS MÜ?

   
        Filmin dublajını mercek altına almadan önce birazcık bu mesele üzerine konuşacağım.Farkındaysanız gişe filmleriyle festival filmlerine kişilerin tutumlarına göre üvey evlat muamelesi yapılıyor.Sinemamızın büyük problemlerinden biri.Ama şu fark edilmiyor: Filmi altyazı izleyenle,dublajlı izleyene aynı muamelenin yapılması?

          Kabul edelim ki yapılıyor.Bariz bir şekilde hem de.Sinemayı seven kitle çok fazla.Ve nitelikte fazla haliyle.Ama iş orijinal dil kısmına gelince değişiyor.Dublajlı izleyen, filme saygısızlık ediyor diye nitelendiriliyor.E ona bakarsanız altyazılı izlemekte tam garanti vermiyor dil konusunda.Çevirmenlik zor iştir.Hiç kimse herhangi bir dili herhangi bir dile dublajlarken,ya da çevirirken tam olarak aynısını çıkaramaz.Çünkü her bir dilin kültürü var.Konuşma biçimi,tarzı ve üslubu var.

       Yıllardır, bütün animasyon filmlerde, eve alınan CD ve DVD seçeneklerinde,genel olarak TV kanallarından izlediğiniz filmler milyonlarca kişinin emeği aslında.Ama izleyip geçtiğimiz için,her gün her yerde sesini duysak bile adını sanını bilmediğimiz bu insanlar hem çevirmenliğe hem de seslendirme sanatçılığına yıllarını vermiş insanlar.Ve maalesef fazla prestijli bir iş değil.Asgari gelir açısından popüler bir iş olarak bakılmıyor.Ama bu işin hem altyazısını çeviren,hem de dublajını yapan kişiler paradan daha önemli şeyler yapıyorlar.Film izlemeyi kolaylaştırıyorlar.Bugün herkesin evinde rahatça online olarak izlediği filmlerde tahmin edemeyeceğiniz kadar kişinin emeği var.O yüzden tek önerim,filmi izlerken dublajlı,orijinal,altyazılı hiç fark etmez o emeği kimler yaptıysa onlara bir teşekkürü hor görmeyin.Hollywood aktörlerine,aktrislerinin isimlerini bildiğiniz gibi onların da isimlerini bilin.Onlarla konuşun,onların olduğunu ve emeklerinin boşa gitmediğini bilin istiyorum.

          İşte, Nuh'un dublajı bu emeği,saygıyı ve alkışı hak ediyor.Seslendirme ve dublaj yönetmenliğini Volkan Severcan'ın kardeşi Bora Severcan'ın yaptığı kadroda büyük ve kaliteli isimler var.Seslendirmede,dudak uyumunda,miksajda en ufak bir sapma olmadan,sanki yerli bir yapımmış gibi güzelce seslendirmişler.

        Nuh Büyük Tufan'ın seslendirme kadrosunda:

        Nuh'u Bora Sivri seslendirmiş.Sivri'yi Kurtlar Vadisi izleyenler bilir.Zaza'nın adamlarından birini oynamıştı. (Tam adı aklıma gelmedi) Fragmanda Ali Ekber Diribaş seslendiriyordu.Açıkçası bu biraz kulağı tırmalardı filmde.Bora Sivri'nin doğru bir tercih olmasının sebebi Nuh'un bilge adam ve kurtarıcı modeline aynı o konseptte bir dublaj yapılması.Genelde Payidar Tüfekçioğlu ile dinlerdik Russell Crowe'u ama Bora Sivri'nin yeri doldurulamaz bu konuda.Nuh'un eşini Burcu Başaran seslendirmiş.Doktorlar gibi dizilerde de sesini sıkça duyduğumuz Burcu da harika bir uyum sağlamış.Diğer karakterlerden büyükbabayı oynayan Anthony Hopkins'e uygun seslendirme sanatçısı Erhan Abir'den başkası olamazdı zaten.Abir'in de yer yer duruma uygun tonlamaları güzel bir uyum sağlamış.Nuh'un oğullarını seslendiren Sercan Gidişoğlu( Şem), Arda Aydın(Hem) da doğru seçimler arasında.Tabi bunda iki oğlun mizacı,konuşması,duruşu ve nitelikleri de göz önünde bulundurularak seçilmiş.Kötü adam olarak karşımıza çıkan Kabil'i Ercan Demirel seslendirmiş.Bu da olmuş. Ama filmin büyük sürprizi Emma Watson'ı seslendiren Gizem Gülen'di. En müthiş uyumlarından birini o yakalasa da ilk başta onun sesini duyunca şaşırıyorsunuz.Çünkü Emma Watson çok genç değil.Ama Gizem Gülen'in tok sesi de uyuyor mu diye düşünürken, Watson'ın daha da olgunlaştığı sahnelerde,hatta şarkı söylediği sahnelerde Gülen'in tok,sempatik sesi ne kadar doğru bir tercihmiş diyebiliyor insan.Son olarak kaya meleklerini seslendirenlerden önyargılı olanı Ayhan Kahya, Nuh'a yardım etmek isteyeni de Mazlum Kiper seslendiriyor.Bunlarda gayet oturmuş.Ayhan Kahya filmin de anlatıcısı aynı zamanda


  Filmin Notu:5/4.5
  twitter.com/FilmNotlari




   

       

   


       

 

1 comment:

Ne Gelmiş?