Friday, March 21, 2014

Anchorman 2: Rating mi Ailen Mi?




            İlk filmle yeni bir mizah yaratan ve habercilik alanındaki köklü değişimlere de göndermelerde bulunan Anchorman, ikinci filmiyle bu değişimleri ve mizah seviyesini daha da arttırarak bulunduğu konum üzerinde ilerlemeye devam ediyor.Yönetmenliğini yine Adam McKay'in yaptığı 2.film, meşhur haber ekibimizin hatta doğrusu meşhur haber sunucumuz Ron Burgundy'nin habercilik ve yaşamı arasındaki inişlere ve çıkışlara odaklanıyor.İlk filmde de rastladığımız bu benzer  çatışmanın yanına uzatılmış bel altı diyaloglar,abartılı oyunculuklar ve yer yer eğlendiren sekansları da eklenince filmin hayranlarını pek tatmin edemiyor.


           İlk filmin kilit noktası olan kadın-erkek çatışması yerini ulusal kanal-haber kanalı sistemi çatışmasına bırakıyor.Olaylarsa Ron Burgundy'nin eski kanalından kovulup, GNN (Global News Network-Küresel Haber Ağı) adlı bir haber kanalı yöneticisinin habercilik alanında devrim yaratacak bir projesiyle başlıyor.Yönetmenin projesi ise diğer ulusal kanalların yaptığı akşam haberleri yerine 24 saat haber yayınlayıp bir haber kanalı oluşturmak.İşte tam bu noktada da Ron Burgundy,yeni haber kanalında eski dostlarını da kıyıdan köşeden bulup bir şekilde ekibi yeniden toparlıyor.Ve Burgundy, bu fırsatı kaçırmayıp habercilik alanındaki namını daha da yükseklere çıkarmak için habercilik alanında da köklü değişiklere imza atıyor.Ama tüm bunlar olurken Burgundy hayatını değiştirecek bir seçim yapmak zorundadır.


          İlk filmdeki naif ve düzeyli espriler bu filmde yerini aşırı bel altı diyaloglara,ırkçı söylemlere bırakıyor. Steve Carell'ın canlandırdığı saftorik hava durumu sunucusu ''Brick Tamland'' karakteri ilk başlarda yaptığı komiklerle güldürse de filmin ilerleyen kısımlarında kabak tadı veriyor.Buna Will Ferell'ın Ron Burgundy üzerinde oluşturduğu abartılı oyunculuğunu da ekleyebiliriz tabi.Ancak karavanın slow motion şekilde devrilirken ekibin başına gelen komik olaylar ve filmin sonundaki yaklaşık 15 dakikalık haber kanallarının kavga sekansları filmin en eğlenceli ve unutulmaz anlarından.Ve hatırlatalım bu son kavga sekansında Sacha Baron Cohen,Jim Carrey,Liam Neeson ve daha birçok ünlü oyuncu mevcut.


         Senaryodaki yavanlık ve şişirilmiş zorlama diyaloglar rahatsız edici olsa da 80 dönemlerinde yapılan yeni habercilik inkılaplarının senaryoya eklenmesi gayet iyi olmuş.Bu devrimlerin başında özel haber kanalı,rating uğruna yapılan prime time, sabah ve öğlen saati,hatta araba takibi haberlerini bile sayabiliriz.


        Toparlamakta zorlanıyorum çünkü film  her ne kadar habercilik alanında yeni şeyler söylese de bunu ikinci plana atıp abartı dolu mizahı ön plana çıkartıyor.Pek çok prestijli sinema sitelerinde ''En İyi Komediler'' listesinde yer alan Anchorman,bu namını daha iyi bir şey yapmak yerine hayranlarının zaten her halükarda sevebileceğini düşünerek böyle bir film yapmış.


          Bu arada bizim ülkemizde de vizyona girecekti film.Ama bu saydığım nedenlerden dolayı olması lazım ki film vizyona girmeyecek.


            Sonuç olarak benim gibi bu serinin hayranları büyük bir merak ve beklenti içinde olmasın.Tabi çok kötü olacağını da düşünmesin.Ama saydığım bir iki sahne dışında gene anlamda ortalamanın birazcık altında bir film.Yine de seçim sizin.


Filmin Notu:5/2.5
twitter.com/FilmNotlari




         


           


         

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?