Monday, March 31, 2014

Adalet İçin!: Kohlhaas Efsanesi




























              Son zamanlarda festival filmlerinde Danimarka sinemasının en güzel örneklerini izledik.Onur Savaşı,Kutsal Motorlar bunun en güzel örnekleriydi.Tabi bu filmlerin bir başka güzelliği de oyuncuları.Evet! Mads Mikkelsen ve kısa ama sağlam bir rolde olan Denis Lavant ''Cannes'' seçkisi, şimdilerde Başka Sinema'da gösterimde olan Michael Kohlhaas'ta (Adalet İçin) bir araya geldi.

              Heinrich Von Kleist'in gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı kitabı ''Michael Kohlhaas'' adalet karşısında her türlü düzeni yok sayıp,gerekirse hakkını aramak için şiddete bile başvurabileceğini gösteren bir adamın yaşamını anlatır.Kleist,bu yazmış olduğu kitapla hem kendi dönemini hem de gelecek yılların durumunu da ortaya koymuştur.

             Filmin konusu da bu şekilde ilerliyor.Başarılı oyuncu Mads Mikkelsen'ın hayat verdiği, Michael Kohlhaas,duruşuyla,kişiliğiyle dürüst,onurlu bir at tüccarıdır.Bir gün köprünün birindeki geçitten geçmesi için izin belgesi gerekmektedir.Soylu sınıfından olan Baron'un derebeylerine belgenin garantisini vermek için iki siyah atını onlara rehin olarak verir.Ancak bu işte bir hukuksuzluk olduğunu gören Kohlhaas, geri gelmeyen iki atı için hukuki yollara başvurur.Mahkeme de onay vermeyince kendi davasının kendi yargıcı olmaya karar vererek,köydeki arkadaşlarını da toplar ve derebeylere isyan eder.Ancak ''at davası'' ile başlayan hak arayışı dolaylı bir şekilde Kohlhaas'ın aile namusunu da içine alınca Kohlhaas, bu isyanı silahlanmayla beraber şiddete kadar götürüyor.

            Konusu itibariyle aslında bütün toplumların adalet anlayışına,adil olmayan düzene karşı anarşistlere yakın bir film.Bu filme bakarsak tam anlamıyla bir adalet arayışı görüyoruz.Çünkü Kohlhaas,kend içinde oluşturduğu çete üyelerinin bile haksızlık yaptığını görünce onlara da uygun cezayı veriyor.Kendi içinde bölünmeyi daha çok hızlandıracağı için karşımıza papaz rolünde Denis Lavant çıkıyor.Tabi Denis Lavant, hikayenin akışını da değiştirerek, ''Hiç kimse,kendi davasının yargıcı olamaz'' mesajıyla aslında Kohlhaas'ın kendi içindeki adaleti uygulamasını istiyor.

         Film,teknik anlamda fazlasıyla güçlü bir yapım.Yönetmen Arnaud Des Pallıeres, filmdeki atmosferi seyirciye mükemmel bir şekilde empoze etmeyi başarıyor.Arka plandaki at sesleri,sinek sesleri,arı sesleri,oradaki dönemi yansıtan ne kadar detay varsa yönetmen hiçbirini atlamamış.Tabi yönetmen kadar Mads Mikkelsen'ın da payı çok büyük.Kendi içinde bulunduğu durumla,onun yaşadıklarını hiçbir dolambaçlı yola girmeden seyirci kendisiyle içselleştirebiliyor.Hatta Mikkelsen'da şu da var.Gözleriyle de duyguları ifade edebiliyor.Hiç konuşmasa bile o anki duyguyu ifade edebiliyor seyirciye.Elbetteki Denis Lavant da başta olmak üzere filmin diğer oyuncuları da başarılı.Kritik olan olaylarda ise müziğin müthiş harmonisi filmin başka bir güzelliği

          Görüntü yönetmeninin kadrajları cidden filmin başarılı olmasında önemli bir etken.Yakın planları,bütün olayları hiçbir şekilde sansür ya da ani geçişler yapmadan seyirciye göstermesi müthiş bir şey.Bir sahnede Kohlhaas,atlarından birine doğum yaptırdığı sahne,yaverinin yaralarını göstermesi için tamamen çırılçıplak soyunurken hiçbir şekilde kesilmemesi,bütün atların sırayla giderken her birinin tek bir kadrajdaki müthiş uyumu gibi birçok detay realist bir şekilde çekilmiş ve kurguya da olabildiğince canlı renklerle aktarılmış.Tabi bunda sanat tasarımı,kostüm,dekor müthiş bir uyumla çalışmış. (Bu arada filmi her izlediğimde, ''Sabit bir Dogma95'' filmi izliyorum gibi geldi)

         Auteur sinemanın gereğini pek yerine getirmeyip,yeni şeyler anlatmakta başarılı olan Fransız sinemasının yönetmenlerinden Arnaud Des Pallıeres, bu tutumunu bir sonraki filmlerinde de devam ettirecek gibi gözüküyor.Son tahlilde, filmin epik bir konusu olsa da her izleyicinin ilgisini çekemeyebilir.Çünkü birtakım sahnelerde durağanlık fazla.Tabi haliyle orta çağı anlatan bir film olsa da diğer türevlerine göre aksiyonu az.Zaten önemli olan,filmden çıkartacağımız şey: ''İnsanlığımızı kaybetmiş miyiz/kaybetmemiş miyiz? 


Filmin Notu:5/4
twitter.com/FilmNotlari



           


     

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?