Sunday, February 23, 2014

Recep İvedik'e Gülmek Ya Da Gülmemek



             Siz hiç şöyle bir tartışma duydunuz mu?-Kemal Sunal-Şener Şen/Sadri Alışık-Zeki Metin ikilisi/Adile Naşit-Perran Kutman/Münir Özkul-Hulusi Kentmen vs.... Hadi diyelim duydunuz.Bu tartışmaya bile katılan birilerinin olduğunu düşünmüyorum.

             Ama maalesef buna benzer bir tartışma her sene her seferinde aynı şekilde masaya yatırılmaya devam ediliyor.Her yıl ya magazinlerde ya da adını pek bilmediğimiz kanallarda usta isimlere ''Cem Yılmaz mı Recep İvedik mi?'' (pardon Şahan Gökbakar mı?) sorusu soruluyor.Son derece gereksiz gördüğüm bu tartışma hep üç şekilde bitiyor.Sorunun cevabı genellikle Cem Yılmaz oluyor ve Cem Yılmaz'ın bir şekilde ''Ben farklı,o farklı komedi yapıyor'' cevabıyla tartışmayı bitirirken Şahan Gökbakar da ya bu tartışmaya çok sinir olduğundan ya da cidden eleştiriye açık olamadığından soruyu onun istediği gibi cevaplamayanlara ateş püskürüyor.Özellikle de usta isimlere bunu yapıyor.Ki bu isimlere uzun yıllar boyu tiyatro ve oyunculuk sanatında usta olmuş Haldun Dormen de katıldı.

               Hal böyle olunca bu saçma tartışma yeni tartışmaları da gündeme getiriyor.Recep İvedik Türk sinemasının yüz karası mı?/Recep İvedik'i izleyenler seviyesiz mi?/Kemal Sunal mı Recep İvedik mi?(!) gibi gibi yığınla soru var.

                Bir kere ilk film itibariyle Türkiye'de hasılat rekorları kıran,TV'de temcit pilavı gibi neredeyse her ay yayınlanmasına rağmen reytinglerde zirveye oturan bir film serisi ve tiplemesi var.Ve bunu izleyenler de bizleriz.Eleştirmeni,bağımsız tutkunu,festival delisi,yeşilçam sevdalısı,kent insanı,köy insanı ya da herhangi bir kategori ayrımı yok.Her izlediğimizde tiksinç,aşağılayıcı ve olumsuz örnek oluştursa da kahkahalarımızı tutamıyoruz daha doğrusu tutmuyoruz.

                 Ayriyeten Recep İvedik serisini sevenler sadece Recep İvedik tarzındaki kaba komedileri izlemiyor.Cem Yılmaz da izliyor Kemal Sunal da... Hatta Charlie Chaplin,Sacha Baron Cohen,Jim Carrey vs. gibi komedinin her türlü çeşidini izliyor.Yani bu noktada Recep İvedik izleyen seviyesiz,mizahı düşük olmuyor.

                   Ve Recep İvedik,bazı noktalarda kıyaslanmayı hak ediyor.Ama bazısında da gereği bile yok.Misal Cem Yılmaz mı Recep İvedik mi? İkisine de gülüyoruz.Evet.Ama Kemal Sunal mı Recep İvedik mi? olursa cevap belli aslında.Ama onu da diğeriyle eşit tutanlar var.

                    Sonuç olarak Türk Sineması,güzel günler yaşıyor.Hollywood ya da Cannes festivallerindeki gibi bir çeşitliliğimiz yok belki.Trajedi ve komedi ağırlıkta bizim sinemamız.Buna rağmen biz bu filmleri de seviyoruz.Ertem Eğilmez'in,Kartal Tibet'in filmlerini hatırlayın.Onların filmlerinde hiç yanlış ya da yakın planlar kullanılmış,ışık yok,ses kalitesi kötü,sinematografı berbat vs. teknik sorunların dile getirildiğini gördünüz mü? Hayır tabiki.Zaten onların pek çoğunu TV'den sansürsüz ailecek izliyorduk.Kültür çatışmasını anlatan köy komedileri,Cüneyt Arkın'ın aksiyonları,dev kadrolu komediler,kült halk karakterleriyle büyüdük.Bunlarla güldük,eğlendik.Bunlarla sinemamızı tanıdık.

                     Şimdiye bakarsınız çokta farklı bir durum yok aslında.Cem Yılmaz sanatsal yönü de ağır basan daha çok üst sınıfa hitap eden ince esprili komediler yapıyor.Düğün Dernek'le zirveyi zorlayan Selçuk Aydemir-Ahmet Kural-Murat Cemcir üçlüsü yeşilçam ekollerinden kendi tarzlarıyla güldürüyor.Recep İvedik gibi pek çok internet fenomenleri beyazperdede tozunu attırmaya çalışıyor.Tabi bu işin başlatıcı da Şahan Gökbakar.O da mahalleden çıkma,tam manasıyla halk kahramanı,maganda,kadın erkek demeden lafını esirgemeyen zorba bir karakterle kendi tarzında kaba komedi yaparak güldürüyor.

                    Yani gördüğünüz üzere ''komedi'' oldukları için gülüyor ve seviyoruz.O yüzden bunu tartışmaya hiç gerek yok.Tartışmanın sonucu zaten genelde Şahan Gökbakar'a reklam olarak dönüyor ve ün yapmasını sağlıyor.

                    Şimdi o kadar Recep İvedik'i gereksiz yere yükleniyorlar dedik ama bu Recep İvedik'in sütten çıkmış ak kaşık olduğunu göstermemekle beraber yüz karası olduğunu da göstermez.

                    Yine Yeşilçam Sineması'ndan gireceğim konuya.Sadri Alışık,bir filmde kısa süreli ''Turist Ömer'' adlı bir tiplemeyle seyirci karşısına çıkmıştı.Tiplemeyi çok seven seyircinin ilgisi üzerine ''Turist Ömer Serisi'' çıktı.Kendine has yürüyüşü,racon kesen üslubu,unutulmaz şarkısıyla çok beğenildi.Ve de ona çok gülündü.Ama Turist Ömer de bazıları tarafından eleştirilmişti.Çünkü filmde kadınları aşağılıyor.Ve kendine göre zarif olan kadınlara da müstehcen şakalar yapıyordu.Recep İvedik'e benziyor değil mi? Ama sonuç ikisi de fenomen.Ve biz onları böyle seviyoruz.

                   Bu arada şöyle bir şey de var.Recep İvedik ağza alınmaması gereken küfürler ediyor.Ama bunu diyen gerçek hayatta küfür etmiyor sanki! Aynı şey Behzat Ç'ye de yapıldı. Küfüre karşılar hepsi.Ama bakarsınız ki bu iki karakter de toplumdan bir nevi dışlanmış anti karakterler.Hayata karşı düşüncelerini böyle ifade ediyorlar.Recep İvedik zaten o haliyle kibar bir beyefendi gibi konuşsa,ya da Behzat Ç, müdürüne,arkadaşlarına nazik olsa sevilmezdi.

                   Türk toplumu olarak biz onları seviyoruz.Gerçek hayattan hepsi.Hiçbiri burnu havada,küçümser,kendini diğerlerinden daha üstün gören tipler değil ki.Bizim gibiler.

                   Ve şu da bir gerçek.Recep İvedik benzer türlerdeki pek çok seri filmden çok daha komik ve eğlenceli bir seri.(Eyvah Eyvah,Çılgın Dersane vs.) İstediğimiz kadar tiksinçliğini,seviyesizliğini eleştirelim.Biz ona gülüyoruz,onu seviyoruz.Zaten Hüseyin Badem(bu gruba girmese de o da İvedik esintisi) , Sabit Kanca,Şevkat Yerimdar gibi çoğu internetten patlamış tiplemeler Recep İvedik esintisi.

                   Yalnız şu da var.Recep İvedik,pek çok hayvanseveri,LGBT savunucuları ve bireylerini,radikal feministleri ayağa kaldırıyor.Çünkü her ne kadar lafını sakınmasa da (genelde de en çok bu tarz laflarına gülsekte) bu bazıları için rahatsız edici olabiliyor.İlk filmden itibaren şişman kadınlara ettiği ''camış,besili camış,ayı,öküz'' gibi lafların yanında ırkçı ve eşcinsellere yönelik aşağılamaları belki de bu tartışmalara gerekçe oluşturuyor.Tabi bunda tuvalet mizahı şakalarının da payı yadsınamaz.

                 Yazıyı bitirirken belki çok karıştırmış olabilirim.Genelleme yapmış olabilirim.Kiminin düşüncelerine ters düşen,kiminin haklı bulduğu ya da aşina olduğunuz şeyleri yazmış olabilirim.Ama tek amacım sinemalardaki ve Türk sinemasındaki bu değişimin biraz farkına varılması ve bunun böyle kabul edilmesi.İster Recep İvedik isterse de Cem Yılmaz gibi komedyenlerin filmlerinin gereksiz yere kıyaslanmaması için yazdım.Sen anca buna gülersin/Onlar kalitesiz komedi yapıyor gibi söylemlerin olmaması için yazdım.Recep İvedik bir başyapıt değil.Sanatsal yönü ağır basan bağrımıza basmamız gereken bir film değil.Komedi filmi.Eksisiyle artısıyla her kesimi güldüren bir komedi filmi.Replikleri dilimize pelesenk olan,bazen onun felsefesiyle hareket ettiğimiz bir seri Recep İvedik.Küfrüne,aşağılamasına,haşlamalarına,davranışlarına her şeyine gülüyoruz.Ve gülmeye de devam edeceğiz sanırım.Aslında toplumca bu filme bu kadar gülmemizin altında bir doğallık var.Parodisiz,humorsuz sade bir slapstick (kaba komedi) olduğu için gülüyoruz.Yanımızda biri gaz çıkarsa,takılıp düşse,laf soksa,dalga geçse ister istemez gülüyoruz.Recep İvedik'te aynısını yapıyor.

NOT:Yazıyı okuduktan  sonra Şahan Gökbakar'ın Milliyet'e verdiği röportajı da okumanızı tavsiye ederim.  (http://www.milliyet.com.tr/-elestiriye-acigim-seyircim/pazar/haberdetay/23.02.2014/1840872/default.htm)

twitter.com/FilmNotlari

                 

                 
             


No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?