Saturday, February 15, 2014

"Nymphomaniac Vol 1 - Vol 2" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler


Ali Ulvi Uyanık: Bilge adam ile yoğun haz ve acı arasına sıkışmış mutsuz kadın, evrenin işleyiş yasalarını / insan varlığını tartışıyor. İlginç. Trier filozofça davranırken, tüm yasak bölgelere girmekten çekinmiyor. Riyakarlıklarımızı da acımasızca yüzümüze vuruyor! Bu filmden kimse kaçamayacak. İstediğiniz kadar nefret ediniz. Bir kez seyrettikten sonra hayat boyu kurtulamayacaksınız.

Selin Gürel: Nymphomaniac bütün çırpınışlarına rağmen muhafazakar. Ve görünenin tersine gayet basit temellere oturtulmuş. Yer yer eğlendim ama sevmedim.

Fırat Sayıcı: İnsanoğlunun içindeki tüm sapkınlığı su yüzüne çıkartırken seyirci-sinema ilişkisini doğryu konumlandırıyor. Her zamanki Trier!

Müjde Işıl: Nymphomaniac'ın ilk bölümü, François Ozon'un Jeune & Jolie'sinin alt metni kuvvetlendirilmiş bir nevi akrabası adeta. Lars von Trier, Nymphomaniac 2'de filmografisini özetlemiş, önceki filmlerini ikonlaştırmış. Peki, o sığ final neyin nesiydi?  Hiç yakıştı mı?

Burak Göral: Nymphomaniac Part 1'de özellikle Uma Thurman'lı Mrs. H bölümüne bayıldım. Ama filmin tümüyle ilgili konuşabilmek için ikinci bölümü de izlemek lazım.

Halil İbrahim Sağlam: Nymphomaniac Vol.1'in çok iyi başladığı kesin. Trier yine arızalığını konuşturmuş, hikaye ve kurgu açısından türlü farklılıklar ve göndermeler denemiş. Nymphomaniac Vol. 2 ise birincisinin akıcılığının altında kalmış, olay örgüsü de gittikçe ilginçliğini yitirmiş farklı sulara dalmış. Antichrist'ın zıttı olsun diye yapılmış final sahnesi ise filmin tüm felsefik arayışlarına, çabalarına bir ihanet gibi olmuş, fıkra düzeyinde kalmış. Filmdeki sansür mantığı ise pek alakasız. 4 saat boyunca defalarca sansürsüz gösterilen "her şeye" ara ara sansür olsun diye "sis efekti" atılmış.

Soner Yıldırım: Trier, arsızlığa buladığı yatak fantezilerini hangi varoluşsal krize yem eder bilinmez ama Nymphomaniac'ın 2. partını iple çektiğim kesin.

Hilal Çetinder: Nicedir özlediğim Trier etkileyiciliğinde bence Nymphomaniac Vol 1. favorim. Hatta tam da öyle kalsaymış, efsane olsaymış.

Gülhan Düzgün: Bu kadar kötü bir final sahnesi. Antichrist'a göndermeler. Çocuk kaybı üzerine değinmeler. Lars bildiğiniz gibi.

Banu Bozdemir: Nymphomaniac'ın ilk bölümünde edebi değer buldum ama onca felsefik girişimden sonra böyle sonlanmamalıydı.

Kaya Özkaracalar: Bugün Nymphomaniac'ın aslında 2 değil 3 (1+2a+2b) versiyonu olduğu ortaya çıktı. 1) Berlin FF'de ilk bölümü gösterilen en uzun versiyon. 2a) Batı Avrupa'da sinemalarda vizyona giren versiyon. 2b) Batı Avrupa sinema versiyonunun Türkiye, vb'de vizyona girecek buzlanmalı versiyonu. Türkiye'de B Avrupa sinema versiyonunun değil onun buzlanmalı versiyonunun vizyona girecek oluşunun sebebi B Avrupa versiyonunun Türkiye'de yasaklanacak oluşunun endişesidir, buyrun işte "ileri demokrasi"nin sonuçları. B Avrupa kriterleri düzeyiyle değil, istibdad altındaki ülkelerin düzeyi ile "yetiniyoruz".

Melikşah Altuntaş: Nymphomaniac'ın senaryosuna "lise sanat tarihi" ve "varlık felsefesine giriş" kitaplarından sayfalar koparıp zımbalanmış gibi görünüyor.

Seçil Toprak: Nymphomaniac'in ikinci bölümü olmasaymış.

Kerem Akça: Nymphomaniac'ta Trier, kendi sıra dışı kimliğini inkar etmeyen bir işe imza atmış gibi. Part 2'den sonra daha net karar verebiliriz.

Kerem Sanatel: Trier sevenlere müjde, adam intihar etmeyecek, yine çok eğlenmeye başlamış. Otomobili geri geri bir erkekten daha iyi park eden kadın sahnesinden sonra Trier kadın düşmanı suçlamalarından aklanmış sayılmalıdır.

Nihan Bora: "Nymphomaniac"ta göreceğimizi gördükten sonra ilginç yerlerde blurlama oldu evet, ama asıl önemli olan filmin derin ve sarsıcı olmasıydı.






No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?