Monday, January 20, 2014

Oscar'ın Gözdesi American Hustle!




               Dolandırıcı Irving ve ortağı (aynı zamanda sevgilisi) Sydney,hırslı FBI ajanı Richie DiMaso tarafından enseleniyor.Irving ve Sydney de  kendilerini kurtarmak için DiMaso'yla işbirliği yapmak zorunda kalıyorlar. DiMaso'da bu yolla hem Irving ve Sydney gibi dolandırıcıları,para basan politikacıları içeri tıkmayı hem de kendisinin FBI departmanında daha yüksek bir mevkiye gelmesini amaçlamıştır.Tabi DiMaso'da sonsuz hırslarından ötürü bu düzmece oyunu daha da büyük kulvarlara getiriyor ve başka dolandırıcılarla beraber New Jersey belediye başkanı Carmine'yi de içeri atmak üzere ikiliyi (Irving ve Sydney) bir Arap Şeyhi organizatörlüğünde daha sonra mafya babaları ve büyük kumarbazların da  bu oyuna dahil olacağı bir girdaba sürüklüyor.Tam olaylar içinden çıkılmaz olan halinden sıyrılıp yoluna girdi derken de Irving'in dengesiz ve kıskanç karısı Rosalyn'nin patavatsızlıkları ve kendi bildiğine gitmesi bu oyunu daha da zora sokmuş oluyor haliyle.


               Öncelikle filmin bu kadar iddialı olması ve büyük beklentiler oluşturmasında başrollerdeki 5 oyuncunun büyük payı var. Christian Bale, Amy Adams, Bradley Cooper, Jeremy Renner ve Jennifer Lawrence başta olmak üzere yan rollerde Robert De Niro'nun da olduğu tüm oyuncular şahane! Özellikle de bu saydığım 5 isim.Her birinin ayrı bir yeteneği,ayrı bir karakterizasyon derinliği ve tabi hepsinin çeşitli sahnelerde birlikte olduğu sahnelerde müthiş kompozisyonlar var.En bariz örnek Amy Adams ve Jennifer Lawrence'ın kadınlar tuvaletindeki diyaloglarını gösterebiliriz.Ki zaten filmin en göze çarpanları,en muazzamları kadın oyuncular. Amy Adams her seferinde harika olmayı başarıyor.Genelde daha naif,oturaklı ve despot roller ya da salt romantik komedi kadını rolleriyle karşımıza çıkan Amy Adams burada çok güçlü ve aynı zamanda seksi bir karaktere hayat vermiş.Tuttuğunu koparan,kaybedecek bir şeyi olmadığından kaybetmeyi göze alan,risk ve aşk tutkularıyla dolup taşan Sydney Prosser rolü kendisiyle fazlasıyla başarılı bir şekilde bütünleşmiş. Lawrence yine ayrı muhteşem zaten.Her filminde farklı rollerle bize kendini gösteren,ve cidden genç yaşına rağmen bu rollerin altından layıkıyla kalkmasıyla büyük bir alkışı hak ediyor.Evet belki Umut Işığım'daki Tiffany rolü kadar etkileyici bir performans sergilemese de bu filmdeki Rosalyn rolü de kariyerinde daha da iyi olacağının göstergesi.Kıskanç,çatlak,dengesiz,dediğim dedik ve bilhassa uyuz ama çok eğlenceli bir karakter olan Rosalyn, Lawrence tarafından harika yorumlanmış.Yani insanın bir an bile ''rol yaptığını'' düşünesi gelmiyor.Bu açıdan Jennifer Lawrence bu senenin Akademi Ödülleri'nde ''En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu'' ödülünü alması banko diyebiliriz.Tabi şimdilik.Bunun yanında Amy Adams'ın da şansı yüksek ama ödülü asıl kimin hak ettiği ortada.Buna rağmen Amy Adams'ın performansı görülmeye değer doğrusu!


            Aynı şekilde erkek oyuncular da çok iyi. Cooper ve Bale çok başarılı yine.Özellikle de hırslı FBI ajanı DiMaso, afro modeliyle de Bradley Cooper'a çok yakışmış.Öte yandan göbekli,kel olduğunu görmesinler diye saçlarını yapıştırması ve üstüne kalp ilacı alan talihsiz ama mesleğinde oldukça başarılı Irving'e hayat veren Christian Bale'de döktürüyor.10 dakika da olsa Robert De Niro'nun da filmde olduğunu söylemek lazım.



            Film 138 dakika.Evet,biraz fazla uzatılmış ama bu kadar uzatılmasının sebebi oyuncuların daha da kendilerini göstermesi için.Özellikle de Lawrence'ın olduğu sahneler fazla geveze.Ki bu da Lawrence'ın ne kadar belli de olsa Oscar'ı alma şansını daha da yükseltmek için senaryoya eklenmiş gibi duruyor.Ha,senaryo gayet iyi.138 dakikaya rağmen tıkır tıkır işleyen akıcı bir senaryo daha doğrusu.Tabi bu senaryoda alışıla gelmiş suç ve dolandırıcılık filmlerinin tarzına bir de kara komedi eklenmiş.Hal böyle olunca da bu zekice espriler ve kara mizahı filmi çok eğlenceli,çok şahane bir suç komedisi olarak karşımıza çıkıyor.Tabi bir de bu filmde bir düzenbazın başka bir düzenbazı alt ettiğini görüyoruz.Bu şekilde de asıl düzenbazın kim olduğunu bilemiyoruz.Aynen The Departed filmindeki köstebek misali



           Kurgu,müzikler,makyaj,kostüm ve O. Russell'ın yönetmenliği gerçekten iyi.Ama filmografisindeki ''Dövüşçü'', ''Umut Işığım'' kadar iyi değil maalesef.Bunun sebebi de bu filmin tam Oscar'a yönelik, Oscar tadında bir iş olmasından kaynaklanıyor.Yani biraz da gişe kaygısı.Ama O. Russell bu konuda başarılı bir şekilde ilerliyor.Ve bundan sonraki senelerde de O. Russell'ın yine çok konuşulacak filmlerini göreceğiz.



          Neyse ben de fazla gevezelik etmeden toparlayalım.Eğlenceli,komik,talihsizlikler ve suç üzerine görkemli bir yapım.''Amerikan Rüyası'' ve ''Yalan Dünya'' kavramlarını her sahnesinde yansıtan bir film.Filmin en güzel tarafı da oyuncuların müthiş karakterizasyon çalışmaları ve zekice yapılmış esprilerin de olduğu kara komedi olması.Kaçırmamanızı öneririm.

Filmin Notu:5/4
twitter.com/FilmNotlari







 






             

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?