Monday, January 27, 2014

Degerli Bir Arkadas Yahu













                Fotoğraflara bakınca bağıntıyı kurmak o kadar zor değil sanırım.Alfred Hitchcock`la ilgili bir dosya değil tabi.Bu çok severek takip ettiğim sinefil lafının hakkını veren,Dünya sinemasının birçok lezzetini tatmış bir dostumu anlatan yazı.Gerçek anlamda hala tanışamasak bile uzun süredir tanışmış kadar olduk diyebilirim.

               Bahsettiğim arkadaş çok küçük yaşlardan itibaren haşır neşir bu yedinci sanatla.Tabi bu konuda ailesinin payı da buyuk.Özellikle gerilim ve korku örneklerinin en auteur`lerini hazmetmiş durumda.En çokta gerilim filmlerinin buyuk üstadı diye nitelendirebileceğimiz Alfred Hitchcock onun icin çok özel bir adam.O da Alfred Hitchcock' un sinemaya büyük katkılarını olduğunu düşünüyor.Sadece filmlerinde basarili bir gerilim ortamı yaratmıyor.Bu gerilimi ustaca işlenmiş planlarıyla;senaryonun matematiğine uygun çekimleri ve en çokta seçtiği oyuncu kompozisyonlarından ötürü Hitchcock`a karşı büyük bir hayranlığı ve arşivi var.

        Hitchcock`un yanında Fellini;Almodovar;Kieslowski;Tarkovski,Kubrick,Welles gibi Dünya sinemasının en tanınmış,en auteur filmlerine imza atan yönetmenler de bu arkadaşımızın yine küçük yaşlarda seyir defterinden gecen yapımlar.


              Bir de bir huyu var.Ki herkesin sahip olacağı bir nitelik değildir bence.Film seçme huyu yok.Yönetmen seçme huyu yok.Bütün izlediği filmler değerlidir onun için.Gelmiş geçmiş,ölmeden önce,top gibi kelimeler onun lügatında pek yoktur.Ama yine de ''A bout de Suffle'', ''Cinema Paradiso'' gibi filmler de onun icin kült olduğunu belirtmek isterim. The Shining' in de yeri ayrıdır onun için.


              Sinemanın yanında dillere ve felsefeye de acayip bir merakı var.Çok egzantrik dillere aşina bu arada.Latin ve yunan edebiyati gibi.E haliyle mitolojiye de bir yatkınlığı var.

                 Şimdi seçimleri yok dedik ama bazı kriterleri var pek tabi.Film izlerken her zaman orijinal dil.Asla evine dublajı sokmadı.Filmi yapaylaştırdığına ve bayağılaştırdığına inanıyor o da.Herkesin dilinden düşürmediği ''blockbuster'', gişe filmleri yerine o festival ve arthouse filmlerini daha çok seviyor.Aynen kendisi de o filmlerin cidden alt metinlerinde byaşamlarımıza dair ince mesajlar verdiğini,her ne kadar bazen sıkıcı da olsa sanatsal yönü ağır bassa da bir gerçeklik,bir muazzamlık olduğunu görüyor kendisi de.

                Bu arkadaş aslında tam bir sanat aşığı denebilir.Başta İstanbul Modern olmak üzere bütün sergileri ve film gösterimlerini kaçırmamaya özen gösteriyor.Başka Sinema`ya bayılıyor.Kitap okumaya bayılıyor.


              Bir de bu arkadaş bana her sohbet edişimizde  Atilla Dorsay`ı anımsatıyor. Dorsay`ın da t24 ve sinema dergisindeki yazılarını okumuşsanız Dorsay`ın ''nefis'', ''leziz'' ''mutfak'' gibi iştah açıcı (''iştah açıcı'' kelimesini de kullanır) kelimelerine rastlamışsınızdır.Benim arkadaşta aynen bu kelimeleri kullanıyor.Hatta onun yorumu daha farklı ve evet iştah açıcı... Bir de ağzından eksik etmediği ''yahu!'' var.Ama cümlelerin içinde öyle güzel duruyor ki o ''yahu!'' 


            Neyse,belki de bu arkadaşımın ismini söylemem lazım.Yok bana kalırsa bir insanı adıyla değil fikirleriyle,düşünceleriyle tanımak lazım.İşte bu dostum da tam böyle biri.Benim bile adını,sanını öğrenmem baya bir zamanımı aldı.Ulaşmakta kolay değil kendisine.Telefon kullanmıyor pek misal.Tek iletişim kurabileceğiniz platform twitter .


           Son tahlilde,bu arkadaşı böyle biraz üstü kapalı yazmamın sebebi kendisinin de niteliklerinin fazla ifşa edilmesinden hoşlanmadığı,ayriyeten sinemaya daha farklı bir bakış açısıyla bakmamı ve geniş bir algı yakalamama yardımcı olduğu içindir.Samimi söylüyorum,Alfred Hittchcock'la tanışmamı bile ona borçluyum.Yoksa kendisi de bilir benim senelerdir animasyon filmlerle kafa yorduğumu.Yani şu sinema algımın gelişmesinde,filmi her açısıyla incelememde,eleştirmemde bu arkadaşın büyük desteği vardır.Aslında onun hakkında daha çok söylemek istediğim şey var ama makaleler,tezler,kitaplar,kitap dizisi bile yazılsa yetmez kanımca.Sonuç olarak bu arkadaşı siz de tanısanız çok seversiniz.

Bahsettiğim arkadaşın:
                                   film incelemeleri: http://www.filmloverss.com/author/burcutohum/
                                   twitter adresi: https://twitter.com/jerkiousion


             
           

Monday, January 20, 2014

Oscar'ın Gözdesi American Hustle!




               Dolandırıcı Irving ve ortağı (aynı zamanda sevgilisi) Sydney,hırslı FBI ajanı Richie DiMaso tarafından enseleniyor.Irving ve Sydney de  kendilerini kurtarmak için DiMaso'yla işbirliği yapmak zorunda kalıyorlar. DiMaso'da bu yolla hem Irving ve Sydney gibi dolandırıcıları,para basan politikacıları içeri tıkmayı hem de kendisinin FBI departmanında daha yüksek bir mevkiye gelmesini amaçlamıştır.Tabi DiMaso'da sonsuz hırslarından ötürü bu düzmece oyunu daha da büyük kulvarlara getiriyor ve başka dolandırıcılarla beraber New Jersey belediye başkanı Carmine'yi de içeri atmak üzere ikiliyi (Irving ve Sydney) bir Arap Şeyhi organizatörlüğünde daha sonra mafya babaları ve büyük kumarbazların da  bu oyuna dahil olacağı bir girdaba sürüklüyor.Tam olaylar içinden çıkılmaz olan halinden sıyrılıp yoluna girdi derken de Irving'in dengesiz ve kıskanç karısı Rosalyn'nin patavatsızlıkları ve kendi bildiğine gitmesi bu oyunu daha da zora sokmuş oluyor haliyle.


               Öncelikle filmin bu kadar iddialı olması ve büyük beklentiler oluşturmasında başrollerdeki 5 oyuncunun büyük payı var. Christian Bale, Amy Adams, Bradley Cooper, Jeremy Renner ve Jennifer Lawrence başta olmak üzere yan rollerde Robert De Niro'nun da olduğu tüm oyuncular şahane! Özellikle de bu saydığım 5 isim.Her birinin ayrı bir yeteneği,ayrı bir karakterizasyon derinliği ve tabi hepsinin çeşitli sahnelerde birlikte olduğu sahnelerde müthiş kompozisyonlar var.En bariz örnek Amy Adams ve Jennifer Lawrence'ın kadınlar tuvaletindeki diyaloglarını gösterebiliriz.Ki zaten filmin en göze çarpanları,en muazzamları kadın oyuncular. Amy Adams her seferinde harika olmayı başarıyor.Genelde daha naif,oturaklı ve despot roller ya da salt romantik komedi kadını rolleriyle karşımıza çıkan Amy Adams burada çok güçlü ve aynı zamanda seksi bir karaktere hayat vermiş.Tuttuğunu koparan,kaybedecek bir şeyi olmadığından kaybetmeyi göze alan,risk ve aşk tutkularıyla dolup taşan Sydney Prosser rolü kendisiyle fazlasıyla başarılı bir şekilde bütünleşmiş. Lawrence yine ayrı muhteşem zaten.Her filminde farklı rollerle bize kendini gösteren,ve cidden genç yaşına rağmen bu rollerin altından layıkıyla kalkmasıyla büyük bir alkışı hak ediyor.Evet belki Umut Işığım'daki Tiffany rolü kadar etkileyici bir performans sergilemese de bu filmdeki Rosalyn rolü de kariyerinde daha da iyi olacağının göstergesi.Kıskanç,çatlak,dengesiz,dediğim dedik ve bilhassa uyuz ama çok eğlenceli bir karakter olan Rosalyn, Lawrence tarafından harika yorumlanmış.Yani insanın bir an bile ''rol yaptığını'' düşünesi gelmiyor.Bu açıdan Jennifer Lawrence bu senenin Akademi Ödülleri'nde ''En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu'' ödülünü alması banko diyebiliriz.Tabi şimdilik.Bunun yanında Amy Adams'ın da şansı yüksek ama ödülü asıl kimin hak ettiği ortada.Buna rağmen Amy Adams'ın performansı görülmeye değer doğrusu!


            Aynı şekilde erkek oyuncular da çok iyi. Cooper ve Bale çok başarılı yine.Özellikle de hırslı FBI ajanı DiMaso, afro modeliyle de Bradley Cooper'a çok yakışmış.Öte yandan göbekli,kel olduğunu görmesinler diye saçlarını yapıştırması ve üstüne kalp ilacı alan talihsiz ama mesleğinde oldukça başarılı Irving'e hayat veren Christian Bale'de döktürüyor.10 dakika da olsa Robert De Niro'nun da filmde olduğunu söylemek lazım.



            Film 138 dakika.Evet,biraz fazla uzatılmış ama bu kadar uzatılmasının sebebi oyuncuların daha da kendilerini göstermesi için.Özellikle de Lawrence'ın olduğu sahneler fazla geveze.Ki bu da Lawrence'ın ne kadar belli de olsa Oscar'ı alma şansını daha da yükseltmek için senaryoya eklenmiş gibi duruyor.Ha,senaryo gayet iyi.138 dakikaya rağmen tıkır tıkır işleyen akıcı bir senaryo daha doğrusu.Tabi bu senaryoda alışıla gelmiş suç ve dolandırıcılık filmlerinin tarzına bir de kara komedi eklenmiş.Hal böyle olunca da bu zekice espriler ve kara mizahı filmi çok eğlenceli,çok şahane bir suç komedisi olarak karşımıza çıkıyor.Tabi bir de bu filmde bir düzenbazın başka bir düzenbazı alt ettiğini görüyoruz.Bu şekilde de asıl düzenbazın kim olduğunu bilemiyoruz.Aynen The Departed filmindeki köstebek misali



           Kurgu,müzikler,makyaj,kostüm ve O. Russell'ın yönetmenliği gerçekten iyi.Ama filmografisindeki ''Dövüşçü'', ''Umut Işığım'' kadar iyi değil maalesef.Bunun sebebi de bu filmin tam Oscar'a yönelik, Oscar tadında bir iş olmasından kaynaklanıyor.Yani biraz da gişe kaygısı.Ama O. Russell bu konuda başarılı bir şekilde ilerliyor.Ve bundan sonraki senelerde de O. Russell'ın yine çok konuşulacak filmlerini göreceğiz.



          Neyse ben de fazla gevezelik etmeden toparlayalım.Eğlenceli,komik,talihsizlikler ve suç üzerine görkemli bir yapım.''Amerikan Rüyası'' ve ''Yalan Dünya'' kavramlarını her sahnesinde yansıtan bir film.Filmin en güzel tarafı da oyuncuların müthiş karakterizasyon çalışmaları ve zekice yapılmış esprilerin de olduğu kara komedi olması.Kaçırmamanızı öneririm.

Filmin Notu:5/4
twitter.com/FilmNotlari







 






             

Thursday, January 16, 2014

86.Akademi Ödülleri Açıklandı!



           Listede yeşil renkliler doğru tahminlerimi göstermektedir.Kaynak: http://www.beyazperde.com


En İyi Film

  • 12 Years a Slave
  • Gravity
  • Dallas Buyers Club
  • American Hustle
  • Captain Phillips
  • Her
  • Nebraska
  • Philomena
  • The Wolf of Wall Street

En İyi Yönetmen

  • Alfonso Cuarón - Gravity
  • Steve McQueen - 12 Years a Slave
  • David O. Russell - American Hustle
  • Martin Scorsese - The Wolf of Wall Street
  • Alexander Payne - Nebraska

En İyi Erkek Oyuncu

  • Chiwetel Ejiofor - 12 Years a Slave
  • Leonardo DiCaprio - The Wolf of Wall Street
  • Christian Bale - American Hustle
  • Bruce Dern - Mandela: Long Walk to Freedom
  • Matthew McConaughey - Dallas Buyers Club

En İyi Kadın Oyuncu

  • Amy Adams - American Hustle
  • Cate Blanchett - Blue Jasmine
  • Sandra Bullock - Gravity
  • Judi Dench - Philomena
  • Meryl Streep - August: Osage County

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

  • Barkhad Abdi - Captain Phillips
  • Bradley Cooper - American Hustle
  • Jonah Hill - The Wolf of Wall Street
  • Michael Fassbender - 12 Years a Slave
  • Jared Leto - Dallas Buyers Club

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

  • Sally Hawkins - Blue Jasmine
  • Julia Roberts - August: Osage County
  • Lupita Nyong'o - 12 Years a Slave
  • Jennifer Lawrence - American Hustle
  • June Squibb - Nebraska

En İyi Uyarlama Senaryo

  • Before Midnight: Richard Linklater
  • Captain Phillips: Billy Ray
  • 12 Years a Slave: John Ridley
  • The Wolf of Wall Street: Terence Winter
  • Philomena: Steven Coogan

En İyi Özgün Senaryo

    • American Hustle: Eric Singer, David O. Russell
    • Blue Jasmine: Woody Allen
    • Her: Spike Jonze
    • Nebraska: Bob Nelson
    • Dallas Buyers Club: Craig Borten, Melisa Wallack

      En İyi Animasyon Film

      • The Croods
      • Despicable Me 2
      • Ernest et Célestine
      • Frozen
      • Kaze tachinu

      Yabancı Dildeki En iyi Film

      • The Broken Circle Breakdown: Felix Van Groeningen(Belçika)
      • L'image manquante: Rithy Panh(Kamboçya)
      • The Hunt: Thomas Vinterberg(Danimarka)
      • La grande bellezza: Paolo Sorrentino(İtalya)
      • Omar: Hany Abu-Assad(Filistin)
      En İyi Şarkı
      • "Before My Time" from Chasing Ice
      • "Everybody Needs A Best Friend" from Ted
      • "Pi's Lullaby" from Life of Pi
      • "Skyfall" from Skyfall
      • "Suddenly" from Les Misérables
      En İyi Müzik
      • The Book Thief
      • Gravity
      • HerSaving Mr. Banks
      • Philomena
      En İyi Görüntü Yönetimi
      • Gravity
      • Inside Llewyn Davis
      • Nebraska
      • Prisoners
      • Yi dai zong shi
      En İyi Belgesel
      • The Act of Killing
      • Cutie and the Boxer
      • Dirty Wars
      • Al Midan
      • 20 Feet from Stardom
      En İyi Kurgu
      • 12 Years a Slave
      • American Hustle
      • Gravity
      • Captain Phillips
      • Dallas Buyers Club
      En İyi Yapım Tasarımı
      • 12 Years a Slave
      • American Hustle
      • Gravity
      • The Great Gatsby
      • Her
      En İyi Kısa Belgesel
      • Cavedigger
      • Facing Fear
      • Karama Has No WallsThe Lady In Number 6
      • Prison Terminal: The Last Days of Private Jack Hall
      En İyi Kısa  Film
      • Aquel no era yo
      • Avant que de tout perdre
      • Helium
      • Do I Have to Take Care of Everything?
      • The Voorman Problem
      En İyi Kostüm Tasarımı
      • American Hustle
      • The Great Gatsby
      • 12 Years a Slave
      • Yi dai zong shi
      • The Invisible Woman
      En İyi Makyaj ve Saç
      • Dallas Buyers Club
      • Jackass Presents: Bad Grandpa
      • The Lone Ranger
      En İyi Kısa Animasyon
      • Feral
      • Get a Horse!
      • Mr Hublot
      • Possessions
      • Room on the Broom
        En İyi Görsel Efekt
        • Gravity
        • The Hobbit: The Desolation of Smaug
        • Iron Man 3
        • The Lone Ranger
        • Star Trek Into Darkness




        GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE AMERICAN HUSTLE VE GRAVITY 10, 12 YEARS A SLAVE DE 9 DALDA ADAY.RUSH'I LİSTEDE DE GÖRMEMEK KÖTÜ BİR SÜRPRİZ OLDU.PHILOMENA TAM SÜRPRİZ OLDU.SON OLARAK DA MONSTERS UNIVERSITY'YI GORMEMEK EN İYİ ANİMASYONDA BÜYÜK SÜRPRİZ OLDU BENİM İÇİN.

        Tuesday, January 14, 2014

        "American Hustle" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler



        Serdar Akbıyık: Hiç beklemediğim kadar iyi bir film. Oyunculukların hepsi bir numara, oscarı almazsa üzülürüm.

        Hilal Çetinder: Saç & kostüm & oyunculuk şovu izledik.

        Kaya Özkaracalar: Birkaç sorunlu yönü olsa daesas itibariyle oldukça etkileyici.

        Melis Pirlanti: Epey eğlenceli, etkileyici, temposu sağlam film. Tam tempo düşecek, uzunluğu sıkacak gibi olurken yeniden toparlıyor. İyi iş.

        Selin Gürel: American Hustle'I iki kelimede anlatmam gerekseydi "saç fetişisti" derdim.

        Burak Göral: American Hustle'In senaryosu muh-te-şem!

        Banu Bozdemir: American Hustle kesinlikle performans filmi, tabii filmi sürükleyen fetişist öğeleri de unutmayalım.


        Friday, January 10, 2014

        "12 Years a Slave" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler



        Melis Pirlanti: Çok güçlü, acıtan bir yapım. Steve McQueen, Chiwetel Ejiofor, Lupita Nyongo'o ve yapımcı kimliğinde Brad Pitt alkışı hakediyor. Süresi biraz daha  kısa olsaydı sanki.

        Banu Bozdemir: Yakın ve sabit kamera etkisiyle izleyicinin sabrını sınıyor, öykünün sarkan yanları olmasına rağmen etkisini devam ettiriyor.

        Halil İbrahim Sağlam: McQueen özellikle ilk 30-40 dakika aksiyon filmi ritminde dram çekiyor. Sonrasında klasik dramatik yapıya bağlıyor. Shame ve Hunger'dan aşağıda bir film olsa da bazı yerlerde Mcqueen dokunuşu ve üslubu çok belirgin.

        Janet Barış: Steve McQueen ne çekse seyrederim onun kaçarı yok. Hunger ve Shame kadar olmasa da 12 Years a Slave de kötü değil. Oscar'ları da götürür.

        Ömür Gedik: İçim kıyıldı. Kırbacı sırtımda hissettim. Köleliğe ve beyaz adama lanet ettim.




        Tuesday, January 7, 2014

        Patron Mutlu Parodiler İstiyor!




                     Yapımcı İsfendiyar, daha önceleri de Kapadokya'da çekilen bir dizinin yapımcısı olduktan sonra dizinin senaristliğini yapan Sinan'dan yeni bir film senaryosu ister.İsfendiyar'ın senaryoda olmazsa olmaz istediği üç şey vardır: aşk,komedi ve mutlu son.Bu vesileyle Sinan'ı yeniden Kapadokya'ya gönderir.Sinan'da orada kaldığı otelin sahibinin kızı Eylül'le tanışır.Tabi Eylül'le tanışması yeni yazacağı senaryoya da ilham kaynağı olmuştur.Zira senaryoyu da Eylül'le tanıştıktan sonraki yaşadığı olaylarla ele alarak kendi hikayesini yazacaktır Sinan. Bir de Sinan Eylül'e baştan abayı yakmıştır.Aralarındaki tek engelse Sinan'ı zamanında arkadan vurmuş,şan ve şöhret meraklısı ve Sinan'ın yazmış olduğu dizide de oynamış olan Faruk'tur.

                      BKM'nin ilk yapımlarından beri genel olarak, yan rollerde gördüğümüz Tolga Çevik'i ikinci kez başrolde görüyoruz.Komedi Dükkanı ile parlayan Çevik bu başarısını ''Sen Kimsin'' de olduğu gibi devam ettiriyor. Sessiz sinema döneminin  filmlerinde genel malzeme olarak kullanılan ''slapstick tarzı komedi'' ve Harold Lloyd'un ''The Boy'' tarzı saf delikanlı tipi yine Tolga Çevik'e emanet edilmiş.Ki bu konuda Türkiye'de hakkını veren nadir oyunculardan kendisi.

                      Bunun dışında Beyaz Show'daki ''Ferruh Yenidoğan'' zokasıyla Türk sinemasında başka bir ilke de imza attı bana kalırsa.Filmde hem senarist Sinan'ı hem de yapımcıyı (İsfendiyar) canlandırıyor.İki karakteri aynı oyuncunun oynamasından bahsetmiyorum,aynı oyuncunun başarılı bir makyajdan sonra bambaşka bir tipe hayat vermesi sözünü ettiğim konu.

                       Filme gelirsek, ''Sen Kimsin'' den pek bir farkı yok mizah konusunda.Oradaki aynı slapstick komedi burada da var.Hem de fazlasıyla.Özellikle seyahat balonu ve Sinan'ın büyük bir evin balkonuna çıkmaya çalıştığı sekanslarda bunu görmek mümkün.Tabi bir de ''Arkadaşım Hoşgeldin'' de gördüğümüz şekilde Tolga Çevik ve Ezgi Mola burada da güzel bir ikili olmuş.Yan rollerde gördüğümüz Erkan Can'ın ''Atçı Arif'' i de o yöreye uygun,bilge kişi olarak seçilmiş güzel bir .tercih.

                       Film,romantik filmlerin klişelerini yaparken bir yandan da onların parodisini yapıyor aslında.Zaten bu da senaryonun başarısı oluyor.Ancak senarist Yılmaz Erdoğan olunca bu filmden daha çok malzeme ve uzun yıllar hatırlanacak replikler beklerken sadece film süresince eğlenceli bir vakit geçirdiğimizi biliyoruz.Ama bunun dışında Kapadokya'nın eşsiz güzelliklerini de canlı canlı görebilme imkanına sahip oluyoruz görüntü yönetmeninin sayesinde.Peri Bacalarından Aşk Vadisi'ne, bağ bozumu şenliklerinden büyük konak tarzı evlere kadar..

                       Son tahlilde, ''Patron Mutlu Son İstiyor'' küfür üzerinden değilde slapstick komedi yönüyle güldüren, Jingle House imzalı eğlenceli müzikleri, ''Olmaz Olsun'' cover'ı ile tipik,eğlenceli ve aşk dolu bir BKM yapımı.Ki Tolga Çevik'in yaptığı sakarlıklar,komik olaylar bile yetiyor filmde eğlenmek için.Keyifli vakit geçirmek isteyenlere öneririm.


                  NOT:Arkadaşım Hoşgeldin'i severek izliyorsanız ve o ikiliye de bayılıyorsanız bu filmi de seveceksiniz.Tek yapacağınız şey büyük beklentiye girmemek.İyi seyirler...


                   Filmin Notu:5/3
                   twitter.com/FilmNotlari