Tuesday, December 31, 2013

İyi ki Varsın Beyazperde!




                 İnternet yokken ne vardı diye sorsam, çoğunuz diyeceksiniz var işte kurcalama ya da ileride de aynı muhabbeti yapacağız gibisinden şeyler var kafanızda.Evet bazı şeyleri internet sayesinde keşfediyoruz.Ama internette avantajımız olan bir anekdot var: ''Araştırma''.Google'u,vikipedisi, işte ekşi sözlüktür, falan filan.... Bir de işin sanatsal araştırma boyutu var.Bu kadar kolay değil tabi.Her türlü oyun,film,sergiyle ilgili bilgi bilmek hala kitaplarda.Etkinlikleri öğrenmekse o kadar kolay değil.Baya bir kaynağın olmak zorunda.Özellikle de sinema konusunda.Şimdi gene sorumuza bu açıdan bakalım: ''İnternet yokken biz bu sinema araştırmasını nasıl yapıyorduk?''  Mecmualar ve belli başlı kitaplar sayesinde.Bunun da en faydalı örneğini 19 yıldır yayınlanmakta olan ve en çokta okurlarına büyük nimet niteliğinde ''Sinema'' dergisini örnek gösterebiliriz.İnternet yokken pek çok sinemasever haberleri,vizyon takvimini,röportajlarını ve film eleştirilerini oradan takip ediyordu.Ama gelin görün ki ''Emek Sineması''na balyoz vuran inşaat şirketi ''Kalyon İnşaat'' ''sinema'' dergisini de kapattırdı Turkuvaz grubun bünyesindeki 7 dergiyle birlikte. Okuyucuymuş,yazarmış,kültürmüş umurunda mı acaba bu ülkenin? Allah vere de Başka Sinema'ya bulaşmazlar.Yoksa halimiz yavan...

                   Sinema dergisi 19 sene sürmesine rağmen internetten de faydalanıyorduk sinema konusunda.Bu konuda tasarımı ve içeriği en adam gibi olan ''Sinemalar.com'' du.Öyle bizde pek bilmiyoruz eleştiridir,incelemedir falan.Siteye bir film koyulur.Yıldızıydı,puanıydı,künyeydi,fragmandı derken bir de altına yorum kısmı konur.Bakardın yorumlara,tamam fazlaca pozitif yorum var,birkaç tane de negatif var ya.Gitmesek mi acaba/yok ya demek ki anlıyor bunlar sinemadan,bende gideyim.Ve sonuç filmden genel olarak( bazen tam tuttuğu da oluyor yorumların) yüzün asık çıkıyorsun.Ve asıl öfken filmi yapan ekibe değil o yorumu yazana.Girerdin siteye,yazardın yorumunu,küfür kıyamet içerikli bir şekilde. Noldu gitti üyeliğin.E tabi forumlar ve sözlüklerde girdi bu işin içine.Artık oraya bakıyorduk.Ekşi entel ortam ya.Orda film iyi deniyorsa iyidir hacı! gibisinden söylemler vardı.Tabi o ilk dediğim siteye göre biraz daha güvenilirliği vardı.Sinemalar.com çok iyidi.Hala da iyi.Ama dediğim gibi benim gibilerin aradığı cidden güvenilir bir kaynak bulmaktı.


                   İşte tam o sırada bir gün gene google'da gezinirken karşıma ''Beyazperde'' çıktı.Adı da pek havalı.Siteye şöyle bir gireyim dedim.Sonra bir şey oldu,sık kullanılanlara aldım bu siteyi.Şöyle bir inceleyim dedim,aha bir baktım 3 gün sonra girecek filmin eleştirileri yer alıyor.Dedim bir ara ya nette izlemişler bunlar.Yok nette de.Ondan sonra yazıları okumaya başladım.Bambaşka yazılar,hiçbir şekilde kuru bir beğeni ya da naralar nutuk atma falan yok.Filmi derinlemesine yazmışlar.Makale yazmışlar.Beğenen de var beğenmeyen de ama neden böyle düşündüklerini harika bir üslupla yazmışlar.Sadece bunlar yoktu tabi Beyazperde'de.Başka hiçbir haber kaynağında görmediğim haberler,vizyon tarihlerine sadece o sitede ulaşabildiğim filmler,özel dosyalar hatta dizilerle ilgili bölüm bile vardı.Ve demiştim sanırım aradığımı buldum diye.Aslında Beyazperde, sinema dergisinin yanında bana mesleğimi de göstertti.Evet meslek olarak sinema yazarlığı yapmak istiyorum.Tabi başka bir ek işte şart para kazanmak için zira.Neyse Beyazperde işte bu 2.paragrafın sonlarında belirttiğim soruna çözüm bulan aylardır aradığım tek siteydi.Oraya da kendi düşüncelerini yazıyordun tabi hatta o eleştirilerin altına bile yazıyordun.Ama o işte uzman ve o mesleğin adını ilk duyduğum ''sinema yazarı/eleştirmeni'' vardı sitede.Merakta sardım,başladım bunların bio'sunu çıkarmaya.O zamanlarda biraz bundan dolayı ''twitter'' açmıştım o yüzden.Daha rahat iletişimi sağlamak için.Ha bu arada sadece Beyazperde'mi oldu bu konuda.Hayır tabiki,ama bu konuda en iyisi demek yalan olmaz.Daha sonra Ekşi Sinema,Öteki Sinema,Sinematopya gibi siteleri de keşfetmeye başladım.Yeni tasarımlar,yeni yazarlar falan gördüm.Kafamda daha da bir şekillenmeye başladı bu iş.


                   Neyse,Beyazperde'ye dönelim.Twitter açtım.İki editörüyle kurmaya çalıştım iletişimi.Biri sinema editörü Duygu Kocabaylıoğlu,diğeri dizi editörü Hande Kara.Zorluk yaşamadım pek.Önce aynen bu konudaki düşüncelerimi söyledim.Daha sonra da Beyazperde hakkında birkaç bilgi toplamaya çalıştım.Zaten böyle böyle konuşa konuşa Beyazperde'de yeni yeni şeyler de keşfetmeye başladım.Çoğu festivale sponsor olduğu,her ay süper hediyeler kazandıran yarışmaları ve eğlenceli anketleri olduğunu gördüm.Artık çevremdekilere de önermeye başladım,ki çoğu da haberdardı ama benim kadar meraklısını da bulmak zordu.


                Olaylar böyle gelişirken kırk yılın başı bir festivale gideyim.Normalde ben sinema dendi mi ''animasyon'' gelirdi aklıma.Aşağılamıyorum tabi ki.Ben sinemayı onlarla tanıdım.Ki bu konuda da baya bir kültür oluştu bende.Neyse Ankara'da zaten Kızılırmak Sineması var bu festival konusunda daha çok.Bir de Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali'' Bu festivale Duygu Hanım'da geliyormuş.Bu vesileyle ben de gittim festivale.Ve beni kırmadı güzel güzel konuştuk,sohbet ettik.Onun da hoşuna gitti düşüncelerim.Ve kendisi de bu eleştirmenlik konusunda kafamdaki soru işaretlerini kaldırmış oldu.Hemen ardından da Ekşi Sinema yazarı Güzin Tekeş'le görüşmüştüm.O da sağolsun dinledi,çay ısmarladı.Yararlı bir etkinlik olmuştu yani benim için.


                  Ama benim bu olayı biraz daha detaylı konuşmam için İstanbul'a gitmem şarttı.Daha çokta sinema yazarı görmüştüm twitter ve bu siteler sayesinde.Zaten onlar sayesinde açtım @FilmNotlari'ni.Hala da takipçileri büyüyorsa yine onlar sayesinde ve bilhassa Beyazperde sayesindedir.En büyük desteği bir anlamda onlar verdiler çünkü.Neyse en sonunda gittim İstanbul'a.Taksim'de Habertürk gazetesi yazarı Kerem Akça ve Milliyet Sanat,Beyazperde,Arka Pencere gibi pek çok sitede ve dergide yazan,içimizde bulunduğumuz doğaya karşı sorumluluklarını bizden daha çok yerine getiren Ali Ulvi Uyanık'la da görüştüm bu mevzuları.Tabi bu sefer başka cevaplar aldım.Düşüncelerimi onlar da beğenip takdir etmesine rağmen, yapmam gereken çok şey olduğunu,ama her konuştuğum kişinin genç yaşıma rağmen bu denli çabaladığımı görmelerinin onları da sevindirdiğini gördüm.


                  Daha sonra Beyazperde'nin kendine has yazarlarıyla da konuşmaya başladım.Hem reklam sektöründe çalışan hem de orada yazan Funda Sularöz mesela bu konuda da bana epey yardımcı oldu.Serdar Kökçeoğlu aynı şekilde.Bir anlamda yılın sinema yazarı seçtiğim ''Murat Tolga Şen'' ve yılın kitabı seçtiğim Pelin'in yazarı ''Murat Arda'' ile de tanışmış oldum.Onlarla yüz yüze konuşmasakta onlar da biliyorlar artık az çok neler hissettiğimi.


                    Gelelim diğer bir kişiye.Ve Beyazperde'nin bir başkas güzelliğine..Tamamen kendi çabalarıyla,kendi yaratıcılıklarıyla ayakta duran bir site.Bağlı oldukları bir şirket var tabiki ama onlar para kazansın diye değil sadece aynen benim gibi sinemaseverlere faydamız dokunsun diye her gün çabalıyorlar.Google'ın arama sonuçlarında ilk sıralarda olmak için canla başla çalışıyorlar.Ve cümlenin başında bahsettiğim de Beyazperde'nin Genel Yayın Yönetmeni: ''Melis Z Pırlantı'' Üst düzey bir dil seviyesi,müthiş bir yaratıclık,harika bir sinema yazarlığı ve bol bol da festival tecrübelerine sahip.Beyazperde'nin bu bilinmeyen yanlarını da Melis Hanım Beyazperde'yle aşırı ilgilenmemden dolayı beni kırmadı ve paylaştı bunları.


                     Beyazperde'nin bana yaptığı güzellikler olduğu için değil tabiki bu övgüler.İlk paragraflarda belirttiğim soruna çözüm buldukları için.Tam anlamıyla adam gibi bir sinema sitesi oldukları için.Tasarımıyla,içeriğiyle,üyelerine sağladığı jestlerle harika bir site.Umarım bu özelliğini uzun yıllar devam ettirir ve bizim de ''IMDB'' gibi bir sitemiz olur ki Beyazperde,bu yolda sağlam adımlarla ilerliyor.Haliyle bana da güzellikleri oldu. bu nitelikleriyle.O yüzden ''İyi ki varsın Beyazperde!''

             

5 comments:

  1. Gerçekten çok güzel yazmışsın, iyiki sinema emekçileri var , iyiki sinemayla, tiyatroyla, kitapla...kısaca sanatla ilgilenen takipciler var. İyiki varsınız.iyiki varız. Klavyene sağlık.

    ReplyDelete
  2. İyi ki senin gibi takipçiler de var Furkan, çok teşekkürler..

    ReplyDelete
  3. Profesyonel sevincim ve mutlulugum bir yana kisisel olarak da Çok duygulandim Furkan'cim, kalemine sağlık!

    ReplyDelete
  4. Ne desem az.Teveccühünüz.Sizin sayenizde... :))

    ReplyDelete

Ne Gelmiş?