Monday, November 25, 2013

"The Counselor" Basın Gösterimi Sonrası Eleştiriler



Halil İbrahim Sağlam: The Counselor, anlamsız şekilde Tarantinovari diyaloglardan, fetişizmden ve kanlı sahnelerden medet umuyor, üzerine Guy Ritchie'nin "Revolver"daki egosunu koyuyor, sonra da Tony Gilroy olmaya çalışıp "Michael Clayton" triplerine girerek derin bir film(miş) gibi yapıyor. İşin kötüsü, üçünü de doğru dürüst beceremiyor. Ridley Scott'un en vasat işlerinden biri.

Eray Yıldız: Ridley Scott, The Counselor'da istop usulü "senaryo sheetlerini havaya atıp kim neyi tutarsa onu okuyor/oynuyor" gibi bir teknik deniyor.

Fırat Ataç: Cameron Diaz'ın sarı Ferrari'ye yaptıkları, The Counselor'ı izlemek için yeterli bir nedendir.

Müjde Işıl: C. McCarthy'in ilk senaryo denemesi The Counselor, sinema değil edebiyat kokuyor. Ridley Scott bile bu kitabı senaryoyu hareketlendirememiş.

Banu Bozdemir: The Counselor / Danışman derinlikli anlatımdan yoksun tabii ama seyircinin ilgisini kuşatacak zeki hamleleri de mevcut!

Ali Ulvi Uyanık: 76 yaşındaki Ridley Scott'un, insanlığa dair belki de en karanlık / pesimist filmi. En dürüst karakter en "kötü görüneni!" "No Country for Old Men"i de yazan Cormac McCarthy, hayata ve insana dair çarpıcı tespitlerde bulunuyor. "The Counselor", onun metni.

Tuğçe Madayantı: Ridley Scott ve Cormac McCarthy'nin elektrikleri tutmamış. A+ oyuncular ile B sınıf diyaloglu bir film çıkmış.

Kerem Akça: The Counselor, klasik Amerikan sineması ihtiyacına ilaç gibi gelecektir. Her şeye rağmen Scott'un son 10 yıldaki çoğu filminin üzerinde.

Numan Serteli: Senarist McCarthy yönetmen Scott'u, Scott da genç kızların sevgilisi Michael Fassbender'ı bitirmeye çalışmış gibi geldi bana.


No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?