Saturday, September 28, 2013

Yalan Dünya 3.Sezon:Teras Savaşları



           Yalan'mı oldu,gezi parkına destek verdiği için yayından mı kaldırıldı derken ''Yalan Dünya'' 3.sezonuyla dün akşam itibariyle başladı. Hümeyra ve Rutkay Aziz'de Deniz'in anne ve babası olarak karşımıza çıktı.Vasfiye Teyze de ortalığı karıştırınca Kocabaş ailesi ve Alsancak ailesi arasındaki teras savaşları da başlamış oldu.Bu eğlenceli kapışma da yeni sezonun ilk bölümünün ratinglerini arttırdı.AB listesinde 3. ve TNS ratinglerinde 4. olan Yalan Dünya'nın en büyük artısı ise twitter'da TT olmasıydı tabiki.

           Geçen sezona göre pek bir değişiklik yok aslında.Ama dünkü bölümün şimdilik çok iyi başladığını söyleyemeyeceğim.Çünkü Hümeyra ve Rutkay Aziz'in diziye girmesi Yalan Dünya'yı iyicene Avrupa Yakası yapıyor.

            Deniz'in annesi rolündeki Çiğdem Alsancak (Hümeyra) ve  Avrupa Yakası'ndaki İffet Sütçüoğlu karakterleri arasında hiçbir fark yok.Sıkça etrafındakilere ''Ay ben öleyim'' demesi,İffet'in soldan soldan geliyor repliklerini her defasında hatırlatıyor.

            Gülistan'ın çoğu sahnede aşerdiği zaman ağzıyla yaptığı o itici hareketlerde ister istemez Avrupa Yakası'nda Makbule'nin daha da itici olan ''Kaymak varmış burda'' diyerekten insanların gırtlağından bir şeyler yiyormuş hissi veren hareketini hatırlatıyor.

            Rutkay Aziz zaten Avrupa Yakası'ndaki Şarapçı Bülent tiplemesiyle daha bir revaçta olmuştu.Aynı tipi Yalan Dünya'da aynı konuşma tarzıyla yapan Rutkay Aziz'in buradaki tek farkı daha ekolojist ve vurdumduymaz olması.Kadınlara da düşkün olsaydı işte o zaman Şarapçı Bülent'in aynısı diyebilirdik


            Bunları saydığımız zaman dizinin tek eksik yanının giderek ''Avrupa Yakası'' değil elbet.Bunun dışında geçen sezonlardan alışık olduğumuz aynı komik olayların ve özellikle Vasfiye Teyze'nin tekrarlanması.Vasfiye Teyze,olayları sürekli ''Ne çektin be,napacan mecbuur''.. gibisinden sebeblere bağlıyor.Arkasından getirdiği sözler güldürmüyor.Çok nadiren bir iki kişiyi gaza getirirse hafif bir tebessüm ettiriyor.Aynı olaylara geldiğimiz zamansa;Deniz ve Rıza arasında yaşanan kısır döngü ilişki.Bir araya gelseler bile,yine bir şekilde ayrılacaklarını artık seyirci anladı çünkü

          Gelelim diğer karakterlere.İlk bölümden itibaren fenomen olan Orçun,sadece senaryoya uygun olarak ya patlıyor,ya da ufak ufak esprilerle onunda olduğundan söz ettiriliyor.Selahattin Çakaler,aynen bıraktığımız gibi.Bir taraftan Tülay'la,bir taraftan da Kocabaşlarla geçinip gidiyor.Ama ilk bölümlerde olduğu gibi çok fazla eğlendirmiyor ve mimik yapmıyor.O da geçen sezon olduğu gibi senaryoya uygun yerlerde daha çok kullanılacak sanırım.Kocabaş ailesine geldiğimiz zaman Şehmuz,Servet ve Gülistan üçlüsü de hala aynı kafadalar.Yeri geldi mi güldürüyorlar,yeri geldi mi anne,baba,evlat üçgenin devam ettiriyorlar.


             Gelelim artılarına.Zerrin daha ilk girişten kendini belli ediyor zaten.İcra memurlarına karşı attığı taklalar cidden eğlenceli anlar yaşatıyor.Ve Gülse Birsel ona sağlam espriler yazıyor.Bir diğer artı, özünde biraz saf,ama gerektiği yerde provokeye gelemeyip parlayan Tülay'ın dünkü bölümde iki farklı şey yaşadığını gördük. Fırat'ın Yazgısı setinde çok komik ve eğlenceli bir rolde daha olduğunu ve en sonunda Selahattin'le daha ne kadar böyle yürütecekler derken kendini ona karşı ezdirmeyip aralarındaki her şeyi bitirmesi.Hem de yeni sezonun ilk bölümünden itibaren oldu.Bu ilk defa olmamıştı.Daha önce bir iki kere daha olmuştu bu ama bu sefer ciddi gibi.Eğer Gülse Birsel bu ikili arasındaki ilişkiyi bozarsa,işte o zaman bu sezon İrem Sak için de daha iyi gelebilir. Çünkü böylece Tülay'ın bu sefer kendini ezdirmeyeceğini,belki de bambaşka bir tiple karşımıza çıkacağını göreceğiz.


               En çok hoşuma giden kısımlarsa Fırat'ın Yazgısı'nın olduğu yerler.Aslında Açılay'ın ayrılması bence bu sezon için iyi olacak gibi.En azından biraz daha gürültüsüz.Neyse Fırat'ın Yazgısı setine geç gelen yönetmen Tufan,3 tane dizi setinden geldiğini belirtiyor ve haliyle senaryoları da karıştırmış oluyor.Bu sahne türk dizi sektöründe sürekli rating için tutsun/tutmasın haftada en az 4  çerezlik dizi yapan Birol Güven ve Gani Müjde'ye çok sağlam bir gönderme olmuş.Ayrıca Gülse Birsel Olgun Şimşek'in arada bir oynadığı ''Ahmet'' karakterine de yer vermesi gerçekten iyi olmuş.Çünkü Tufan bu sefer Ahmet'i Zahter'i oynaması için kadın kılığına bile soktu.Hem de makyajsız.

              Bir nokta daha var.Açılay Kocabaşlar'ın teraslarının önündeki plastik terlikleri ekolojist tutumundan dolayı baya bir takıntısı olmuştu.Açılay gidince sanırım onun nevrotik kişiliğini Çiğdem Alsancak dolduracak gibi.Hem de Çiğdem'in öyle bir takıntısı arttı ki terlikleri aşağı attı en sonunda.Ama her ne hikmetse ekolojiyle,herhangi bir akımla alakası olmayan Zerrin bile bu terliklere kafayı taktı.Aslında bu bana şunu hatırlattı.Leyla ile Mecnun,sürekli Yalan Dünya ile ya parodi yapıyor,ya da dalgasını geçiyordu.Bir de Leyla ile Mecnun'un küfürleri arasında en ağırlarından biri olan ''tuvalet terliği'' vardı.Gülse Birsel'de bu absürd takıntıyı bence kısasa-kısas hesabı senaryo eklediğini düşünüyorum.


                 Avrupa Yakası ve Yalan Dünya'nın ilk iki sezonunda aynı tarzı kullanarak hem bu tipleri oynayan oyuncuları,hem de seyircilerini memnun eden Gülse Birsel,bu sezonu  da belki ilerleyen bölümlerde yeni karakterler,yeni olaylar,düzenlemelerle kotaracağını düşünüyorum.Bu tarzı ise nabza göre şerbet.Senaryoya göre konuya en yakın olan karakteri,ve en çarpıcı repliği en uygun karaktere vererek o tipi patlatması.Ya da komik bir olay etrafında eğlenceli tiplerin daha zekice olan atışmaları veya başka münakaşaları


                 Geçen sezon Neşet Ertaş'ı unutmayarak son jenerik müziğini onun ''Yalan Dünya'' türküsü yapmalarının ardından bu bölümde son jenerikte siyah bir ekranda ''Tuncel Kurtiz'i saygıyla anıyoruz'' cümlesi belirdi.Bir kez daha Yalan Dünya farkını ve vefasını göstermiş oldu.Başta Gülse Birsel'e,Jale Atabey'e,kamera arkasına,diğer oyunculara ve tüm ekibe yeni sezonun bol ratingli ve eğlenceli geçmesini dilerim...


twitter.com/Sanatim_Sanat
twitter.com/FilmNotlari



     

No comments:

Post a Comment

Ne Gelmiş?