Monday, June 24, 2013

Korkutuyorum,o halde canavarım





             Mike Wazovski, küçük yaşlarında bir okul gezisi sırasında yaptığı riskli ve hayatını değiştirecek olan korkutma girişimiyle Canavarlar Üniversitesi'ne öyle böyle girmiştir.Ama hepimizin üniversitede yaşadığı en büyük 2 sorunu  o da yaşayacaktır.Kendini korkutucu olduğuna kabul ettirme ve okulun en popüler grubuna katılma.Bir de bunun üstüne okulun saymakla bitiremediği nitelikleriyle James P.Sullivan (Sulley)'belası vardır.Tabi biliyorsunuz Sulley ve Mike iyi ahbaplar.Bu ikilinin sorunlu başlayan arkadaş ilişkisinin imdadına ise ''Korkutma Oyunları'' yetişir.Bu sayede Mike hem kendinin korkutucu olabildiğine milleti inandıracak,Sulley'la ve yeni canavarlarla tanışacaktır.Tabi bu süreçte de Wazovski ve Sullivan'ı daha çok tanıyor olacağız.


              PIXAR'ın ilk CGI animasyon harikası ''Oyuncak Hikayesi''nden sonra 2001 yılında çıkarttığı yeni bombası ''Sevimli Canavarlar'' artık bize PIXAR'ın ileride neler yapabileceğini göstermişti.İlk filmde Sulley odaklı film bu versiyonunda daha çok Mike'ın noktasında ilerliyor.İlk filmle bazı benzer esprileri ve göndermeleri de olduğu da aşikar.Açıkçası ''Sevimli Canavarlar'', benim en sevdiğim PIXAR filmidir.Ki bu üniversite versiyonu da ayrı muhteşem.Özellikle de ''Korkutma Oyunları''nın zehirli oyuncak kestane topu,kütüphane gibi sekansları filmin en eğlenceli kısımları. Mike,Sulley dışında sevebileceğiniz yeni canavarlar da mevcut...


            Sonuç olarak ''Sevimli Canavarlar Üniversitesi'' yazın gidip eğleneceğiniz nadir filmlerden bir tanesi.Ki zaten PIXAR olması ayrı bir avantaj.Çok 3D bir sahnesi olmasa da ''Korkutma Oyunları'' kısımları 3D izlenirse daha çok keyif alınacağını düşünüyorum.Gerisi sizin lzlemenize kalmış.İyi seyirler dilerim...





Filmin Notu:5/4.5
IMDB Notu:10/9

twitter.com/Sanatim_Sanat
twitter.com/FilmNotlari
twitter.com/Cinephil_Book


Not:Müzikleri de kendisi kadar harika.Bir örnek









Sunday, June 2, 2013

Demir Adam ve Yarattığı İblisleri




        Ukala,nükteli ve kadın manyağı kahramanımız Tony Stark namı değer Demir Adam(Robert Downey Jr.) son görevinin özetini  bize ''Kendi iblislerimizi, kendimiz yaratırız'' sözüyle açıyor.Ve son macerasında bilinçaltının derinliklerine inerek yıllardır sorması gerektiği soruyu şimdi soruyor: ''Adam mı zırhı yapar;yoksa zırh mı adamı?...  Aksiyonu ve esprisi bol olan filmde bu sefer yönetmenliği aksiyon filmlerinden tanıdığımız ''Shane Black'' üstleniyor.Her zamanki gibi Demir Adam'ı da Robert Downey Jr. oynuyor.Filmde Tony Stark'ın Demir Adam olmadan önceki yaşamı ve bu yaşamında kendi yarattığı iblisler son bir kez 3D deneyimiyle seyirciye servis ediliyor.Filmin diğer başrollerinde ise Gweynet Paltrow, Don Cheadle, Guy Pearce ve Ben Kingsley rol alıyor.
 


            Tony Stark bu sefer kendi iblisini kendisi yaratmıştır.Geçmişte yaptığı bir hata bu sefer rakibini daha da ezeli ve tehlikeli hale getirmiş. Allian Kinglsey ''EXTREMIS'' adını verdiği güçlü bir maddeyle de hem Tony Stark'ı hem de sevdiği insanları daha da tehdit etmektedir.Bizim Demir Adam bununla uğraşırken bir de bu yetmezmiş gibi Amerikayı tehdit eden ''Mandarin'' adında terörist tehlikesi vardır. Bakalım Tony Stark bu iki sorunu çözüp yine Dünyayı kurtarabilecek mi?....



           Gene efektler,aksiyon ve espri derecesi bol bir film var karşımızda.Ama kızdığım bir nokta var.Çizgi romana azıcık ucundan bile sadık kalmaması.Bir kere filmdeki kötü adam Mandarin.Yani Ben Kingsley'nin oynadığı Mandarin.Mandarin bir terörist değil,sıradan kötüler gibi tek hedefi Demir Adam'ı ve dünyayı ele geçirmek.Ve filmdeki komedi malzemesinin uzaktan yakından alakası yok.Mandarin kimsenin adamı değil ve saf bir tiyatro oyuncusu da değil.Hepsinden önemlisi insan değil.Asıl iblis o oluyor yani.Bunun dışında gerisini siz izleyin karar verin derim.İyi seyirler...



Film Notu:5/3
IMDB Notu:10/8
twitter.com/Sanatim_Sanat



   
       

       

Saturday, June 1, 2013

Peki Peki Anladık Muhteşemsin Gatsby!



            Nick Carraway (Tobey Maguire) yazar olma basamaklarını teker teker tırmanırken New York'a gider.Long Island'da güzel bir ev almıştır.Ayrıca kuzeni Daisy'yi de daha sık görecektir.Ve tesadüfen de herkesin taparcasına sevdiği Jay Gatsby (Leonardo Di Caprio)  adındaki adamla da komşu çıkmıştır.Bir gün Gatsby'nin olağanüstü nitelikteki ev partisine gider ve orada Gatsby'le tanışmış olur. Nick,Gatsby'nin sırlarını öğrenmeye çalışırken kuzeni Daisy de Gatsby'nin eski sevgilisi çıkmıştır. Nick'te bu iki çifti yeniden bir araya getirmek için kolları sıvar.Böylece yeni yazacağı kitap için de Gatsby'nin hayatı ona kaynak olacaktır.


           Cannes Film Festivali'nde de gösterilen ''Muhteşem Gatsby'' başta filmin yönetmeni Baz Luhrmann ve Cannes'daki jüri tarafından olumlu eleştiriler aldı.Özellikle de görsel efektler ve 3D avantajı varsa.Baz Luhrmann bu filminde de gayet başarılı bir proje sunmuş beyazperdeye. Oyunculuklar adeta elbise gibi giyilmiş.Özellikle de Tobey Maguire, Joel Edgerton ve kısacık bir rolünde bile muhteşem bir performans gösteren Isla Fesher harikalar yaratmış.Başrollerde: Tobey Maguire, Leonardo Di Caprio, Carrey Mulligan, Joel Edgerton, Elızabeth Debıckı ve Isla Fesher yer alıyor.Senaristliğini yine Baz Luhrmann ve görüntü yönetmenliğini de üstlenen Craig Pearce yapıyor..

   
              Filmin tek eksisi uzatılan sahneler ve senaryonun biraz basit kalması.Bunun dışında ''Gatsby'' gerçekten muhteşem.İyi seyirler...



Filmin Notu:5/4.
IMDB Notu:10/9
twitter.com/Sanatim_Sanat